Kanada’ya göç eden bir çiftin elveda yazısı

31

Moving-to-Canada-001

Kanada’ya Göç – Bir Veda Yazısı

Facebook’ta denk geldiğimiz, ülkenin gidişatından umudu kesip, Kanada’ya taşınma kararı almış bir çiftin birçok kişinin duygularına tercüman olan veda mesajı…

Biz eski Türkiye’nin insanları, yeni Türkiye’yi terk ediyoruz

Biz gidiyoruz.

Artık tanınmaz halde olan, doğduğumuz bu topraklardan, doyacağımız topraklara göç ediyoruz.

Gezi zamanı içimizde alevlenen minicik umut kıvılcımı maalesef artık tamamen söndü.

Asıl sorunun bizi yöneten ayak takımı değil, böyle olması gerektiğine inanan, bundan son derece memnun olan, senden benden sırf onun gibi olmadığımız için nefret eden halk olduğunu anladık artık.

Böyle nefret dolu bir çevrede barınamıyoruz.

Azınlığız.

Mutsuzuz.

Her gün ayrı bir katliamın yaşandığı, insan hayatının 5 para etmediği, üstüne bir de ülkenin yarısının inancınıza, doğduğunuz yere, ideolojinize, düşüncenize göre “oh olsun, iyi ki geberdi” dediği bir yerde daha fazla yaşayamıyoruz.

Belki tesadüfen o gün denk gelmeyip, patlayan bir bomba ile ölmüyoruz ama bu da pek yaşamaya benzemiyor doğrusu.

Biz artık insan yerine konmak istiyoruz.

İyilik yaptığımızda “enayi”, saygısızlık yapmadığımızda “ödlek”, eğitimliysek “entel”, görgülüysek “elit”, dürüst isek “saftirik”, oruç tutmuyorsak “kâfir” diye yaftalamadığımız bir hayatımız olsun istiyoruz.

Öyle ya, başka hangi dilde “entel” diye hakaret var? Ne acıklı değil mi?

Daha basit bir hayat istiyoruz.

Daha güzel bir hayat istiyoruz.

Ayıp mı?

Her şeyden önemlisi, koca bir hayatın henüz en başında olan Uzay’ın sorumluluğu var artık üzerimizde. Sadece kendimiz için değil, onun için gidiyoruz en çok.

Bu ülkede her şey çok zor. Çalışmak, kazanmak, okumak, eğlenmek, dinlenmek, seyahat etmek, çocuk büyütmek…

Maalesef istediğiniz kadar çok para kazanın, bazı şeyleri satın alamıyorsunuz.

Kendi fanusunuzda belki huzur bulabilirsiniz ama burnunuzu kapıdan dışarı çıkardığınız an bu kötü insanlarla muhatapsınız. Sokakta, trafikte, okulda, iş yerinde…

Belki çocuğunuzu yılda 40.000 tl vererek en iyi okula gönderiyorsunuz ama canını eğitimsiz, saygısız, hatta kuvvetle muhtemel daha önce içeri girip çıkmış eski bir dolmuş şoförünün kullandığı servise emanet ediyorsunuz… Siz gece gündüz çalışıp didinip tüm servetinizi yıllarca bu okullara, kurslara yatırıyorsunuz ki çocuğunuz mezun olduğunda 1500 tl maaşla, dayısının torpiliyle yönetici olmuş bir hanzonun altında çalışabilsin…

Bu ülkede artık gerçekten, taraf olmayan bertaraf oldu.

Göz göre göre hem de.

Ramazan’da sigara içene verdikleri tepkinin yarısını 45 çocuğa tecavüz edildiğinde vermeyen insanlarla nasıl yaşanır?

Yaşayamıyoruz.

Niye terk edip bu ülkeyi onlara bırakıyoruz? Niye hep biz gidiyoruz?

Çünkü gitmezsek hep biz ölüyoruz.

Eğer başımıza bir iş gelmeden, hayatta kalmayı başarırsak, bu ay sonunda, binip uçağımıza yeni hayatımıza başlıyoruz.

Çokça buruk, bir o kadar heyecanlı, oldukça da öfkeliyim aslında. Tam bir duygudurum bozukluğu. Bakalım nasıl olacak…

Biz eski Türkiye’nin insanları, yeni Türkiye’yi terk ediyoruz.

Share.

31 Comments

  1. Cem D. Yılmaz on

    Mustafa Kemal Atatürk de aynen böyle demişti… Benim doğduğum topraklar bu değil deyip kaçmıştı…
    Daha rahat koşullarda üreyip, tohumlarının kendisi için hazırlanmış rahat ortamda büyüyüp serpildiğini görmek için bırakmıştı buraları hak edenlere… Eski Türkiye nin insanları böyle yetişti tabi…
    Parası ile değil mi kardeşim… Çeker gidersin… Demokratik şartlarda açarsın lap top önüne.. Bir de oradan Türkiye yi kurtarmaya çalışırsın…
    Ya lütfen gidin… Siz ve sizin gibi kafatası avcıları gibi insanlar yüzünden bu ülke bu halde… ötekileştirilmişler way way way… ulan sen yaptın bunu ilk… adamı ittin soğuttun kendinden… dinlediği müziği, yediği yemeği, kıyafetini sen ötekileştirdin… Şimdi sen azınlıkta kalınca mı zoruna gidiyor…???
    Bi sktr olun gidin… Sizden zaten bir hayır gelmez ülkeye…

    • Sevgili Cem, sen burada sktrli mktrli yazi yazarken bugun Van’da 11 kardesimiz catismalarda oldu. Sehit oldu demiyorum cunku olmadilar bu sadece yeni Turkiye edebiyati. Kacan kurtuldu, bilesin

    • cükübik123 on

      Kaçmasınlarda ne yapsınlar? Örgütlenmemi var da sen bu insanları kaçmakla, korkaklıkla suçluyorsun. Aynı düşüncelere sahip olabiliriz, bu ülkenin belli bir kesiminin kafa yapısından nefret edebiliriz ve haklısın bu ülkeyi o kafa yapısına bırakıcağına ölmek gerekir haklısın. Fakat bu ülkede aynı kafa yapısında olan insanlar bile bir lider olmadan bir araya gelemiyor, örgütlenemiyor. Kimse boşuna ölmek istemez, kimse ölmek istemez. Atamın yolundan seve seve giderim, hatta onun vatan uğruna verdiği savaşa seve seve katılırım, ama işte bugün bile internet üzerinden yazı yazmaktan başka birşey yapamıyoruz. Suçlamak hiçbir işe yaramıyor, anlamak lazım insanları anlamak…

    • Bu yazıdan bile vatana düşmanlık çıkarabilenler olduğu için insanlar göç ediyor, sonra neden beyin göçü var, neden bizim hiç farklı açıdan bakıp üretim yapan insanımız yok diye ağlıyorsunuz. Çocukları çok daha konforlu bir hayat sürecek, yurtdışındaki ırkçılar Türkiye’deki vatanhayini!!cilerden çok daha az. Müslüman olmak bile daha kolay. Geçmiş olsun

  2. gidiniz efenim kendinizden cok cocuklarinizi kurtarmis olursunuz bu yoz kulturden, dindar gecinip hicretin/gocetmenin sunnet oldugunu bilmez bu millet

  3. 8 ay once Cin’e goc ettim. Bakin, ABD degil, Ingiltere degil, Almanya degil, Kanada degil. Cin. Hani su insanlarin gun boyunca organlarini cikarircasina bogazini temizleyip kadiniyla erkegiyle tukuren, dunyadan bi-haber, google’in bile yasak oldugu ulke. Ne yiyip ne ictiklerinin cok onemi yok benim icin. Niye Turkiye’de kalmadim, niye Misir’a gitmedim, niye Afganistan’a gitmedim? Cunku biz yasanacak yer arayan, varsa cocugumuz icin yasanilabilecek yer arayan insanlariz. Ulke icerisinde kimse sizin muslumanliginiza, hristiyanliginiza ya da hangi milletten oldugunuza dair herhangi bir onyargiya sahip degil. Evet, bu ulkede belki elime bir pankart alip 10 kisiyle dahi sokakta yuruyemem, ama yurumem icin bu ulkede bir sebep de yok. 100 yil once savunulacak bir vatan vardi, savunursak deger gosteren insanlar vardi. Artik salak yaftasi vuran insanlardan fazlasi yok, iste bu yuzden gitmek zorunda kaliyoruz, kendimize baska bir yer ariyoruz.

    Bakin, bunun parayla da ilgisi yok. Ben buraya fabrika acmaya degil, bir fabrikada calismaya geldim. Sadece kendimi kurtarabilmek icin. Tek derdim bu. Bir daha vatan icin sokaga ciktigimda terorist damgasi yememek icin.

    Bizi anlamayanlarin, siktir olup git diyenlerin bir gun anlayabilmesi umuduyla, herkese yasanacak bi yer diliyorum…

  4. kardeşim srn ataürk gençliği fln değilsin. halk çankkalede, 30 ağustosdada aynıydı. Atatürke savaş arkadaşları bile hem fikir değildi. izmir suikastı demokrat partinşn oluşumu. sistem kendini ayakta tutmak için bşr kitle devşirdi. devşirdi kitle komunizme vs kaydı. parçalandı elinden gitti. sistem alevilere el açtı. kudtuluş savaşında birtane alevi kuvayici bulamazsın, aleviler sistemden 600 yıl önxd kovulmuştu. Siz meşruiyetiniz bu topraklarda 100 yıl. Beğenmediniz insanların meşruiueti 1000 yıllık. Siz kağıt üstünde asıl oldunuz. o da kağıt üstünde. Bence çok hayırlı olmuş. Siz artuk sitemin oluşturduğu adamda değil, emperyalist düzenin oluşfurdu. yeni dünya insanız. Tükettiğinizle, kafa yapınızla. anglo sakson dğnya sizin herçek yuvanız. herkes için daha hayırlı olmuş. buralar artık asla sizin umut ettiğinşz gibi olmucak, geri dönüş olmucak…

  5. Huseyn Ciftci on

    Bu topraklara bu kültüre yabancılaşanlar, böylece kendi vatanına düşman haline dönüşenler kaçmakla da kurtulamayacaklar. Kanada’da İsveçli veya Norveçli muamelesi göreceğinizi hayal ediyorsunuz, ama bu hayalinizden uyandığınızda görüşürüz. Bir gram şerefiniz insanlık haysiyetiniz varsa, bir daha bu ülkeye dönmeye kalkışmayın, el açtığınız Kanada’dan medet umun. Ne verirlerse yiyip oturun. Ancak zaman içinde ortaya çıkar, eminim ki çocuklarınız sizin yüzünüze tükürecek.

    Şu adamların ne kadar süprüntü olduklarına bakıp ibret alınız ki, Kanada’da bir firmada vs bir yerde maaşlı iş bulup oturma izni almışlar, ona güvenerek destan gibi kendi yüzsüzlüklerini yazıyorlar. Cehennemin dibine kadar yolunuz var.

    • Sadece insan gibi yasamak isteyen insanlara bu sekilde nefret dolu cevap verdiginiz icin tesekkurler. Bir gun olur da Turkiyeyi ozlerlerse ya da neden gittik ki diye sorarlarsa kendilerine bu mesaji tekrar okumalari yeterli olur saniyorum ki. Sizi ve sizin gibi dusenenleri anlayamiyorum. Neden herkesten dogdugu kulturle bire bir uyumlu yasamalarini bekliyosunuz. Neden herkesin sizle ayni dusunmesini istiyorsunuz. Neden nefret yerine bu insanlarla biraz empati kurup hakli olup olmadiklarini gercekten “dusunup” “sorgulamiyorsunuz” neden herkesin ayni inanci olmasini bekliyorsunuz. Arap kulturuyle butunlesip insanlari kendi kulturlerine yabancilasmakla suclamak nasil bir mantiktir dusunurken basim agriyo.

    • Topraga yabancilasilmaz. Toprak bir kara parçasıdır. Kültüre gelince ise 1914-1924 yılları arasında tarihin gördüğü kanlı soykırımlar neticesinde bir toplum yaratıldı. Miadını doldurmuş hurafe yığınları ise bu toplumun kulturunun biricik, yegane ve alternatif kabul etmeyen bir ifadesi olarak kabul ettirildi. Zaten 1924 yılından sonraki olaylardan şikayetçi olanların iki yüzlülüğü burada. Bu insanlar için çok daha kanlı ve acımasız cinayetlere ise sahip çıktı zira of sevdikleri homojen toplum başka türlü olamazdı.

  6. Entelin hakaret olarak kullanılıyor olması herden göğe kadar doğru bir tespit olmakla birlikte, diplomasını okumamışların kafasına vura vura nefret dolu yetmez ama evetci kitleyi yaratanlar, entel görünümlü gösterişçi eski Turkiyelilerdir. Siz de onlara mensupsunuz. Gerçek birer entelektüel olsanız insanları bu kadar nefret dolduran tarihi anlar, toplumsal olayları idrak eder, insanları bu sekilde yargılama gafletine dusmezdiniz. Gittiğiniz yerde sizin gibi insanlar icin kullanılan bir kelime var er ya da gec bu lafı isiteceksiniz. Isitmeseniz bile sizin icin arkanizdan söylenecek. Pretentious. Gitmekte haklısınız, olmeyi istememekte haklısınız, dinlediğiniz gibi yasamakta haklısınız. Tüm mağduriyelerinizde haklısınız. Hem de ne kadar haklısınız biliyor musunuz? Sizi mağdur eden mağdur AKP’liler kadar haklısınız. Belki onlar kadar düşmanca ve hırslı değilsiniz bu ülkeye karşı. Kuvvetle muhtemel siz de onlardan, onların sizden çektigi kadar cekseniz siz de ülkenin temeline dinamitler konmasini gormezden gelecek kadar nefret dolu olurdunuz. Çünkü sizin gibiler, onlar gibiler ile iki elmanın yarısı. Diplomalariniz gafletin ve cehaletin bu ulkenin kaderi oldugunun belgeleri adeta. Onlarin en kör en yobaz, en anlayışı kıt, sorgusuz sualsiz biatci olanı vardır ya hani hulooo. Siz iste onlarla bir elmanın iki yarisisiniz. Tek farkiniz sizin daha varlikli ve mesleki eğitim almış olmaniz. Kendini, dolayisi ile birbirini anlamaktan aciz iki yarım elma. Iki yarım akıl. Gitmeniz ya da kalmanız benim için hiçbir sey ifade etmiyor. Bu yazıyı da size değil, buraya gelip okuyup anlama kabiliyeti olan birilerine, yalnız değilsiniz demek için yazdım.

    Uzay ne ya. Yok vektör anasını satayım.

    • Bu iki yarım elmanın alternatifi nedir peki?? Ben de 7 senedir yurtdışındayım, ama şu an benzer duyguları paylaşıyorum, hem seninle, hem de kısmen mektubun yazarıyla… Sadece, eski Türkiye’nin bu insanı -senin tespitine göre- elmanın diğer yarısından tiksinirken, ben iki yarıdan da tiksiniyorum şu an. Ve biliyorum, eski ekip yönetimi ele alsa, belki bir süreliğine şimdikinden daha iyi olacak ama, bir süre sonra aynı sorunlar farklı suretlerde tezahür edecek. Zalimler ve mazlumlar saf değiştirecek ama zulüm bu kafa yapısı sürdüğü sürece bitmeyecek. Hasılı, ben artık enerjimin büyük çoğunluğunu aptal iki yarım elmanın anlamsız kavgasına harcayarak yaşamak istemiyorum. Bitaraf olanın bertaraf olduğu bir ülkenin vatandaşıyken, ne yapmak lazım söylesene??

      • Akp’ye kadar saglam elma kimdir sorusunun ideal cevabı yurt icinde Ilber Ortayli, yurt dışında Aziz Sancardı. Bürokrasinin, görevini layıkıyla yerine getiren atanmışların (ki PTTsinden TRTsine görev bilinci ile milli mücadele ruhu ile yaşayan her atanmış bir Seyit Onbaşıdır, bugune kadar bir kurumda atıyorum 50 bakara makaracı vardı ise bir Seyit Onbaşı vardı) ahlakı yüzü suyu hürmetine bu ülke ayakta durdu ta ki AKP’ye kadar. Akp ile birlikte Türkiye’nin kurumlarına atanamaz oldu Seyit onbaşılar. Akp’den önce de çok tutulmazlardı gerçi. Ahlaksızlık, vicdansızlık, cehalet bu ulkede hep vardı. Fakat sanki bir virusun kuluçka süresi dolar gibi 80 sene sonra AKP’nin siyasi enerjisi ile birlikte ahlaksızlık çığ gibi büyüdü, ayyuka çıktı. Devletin içinde devleti ayakta tutan ahlaklı, idealist insanların sayısı iyice azaldı. En son ordu içten çürüdü gördük. Bu ahlaksızlık virüsünün neticeleri her alanda hissediliyor, ihmallerden ölümler yaşanıyor ve bu niteliksizleşme korkarım ki birkaç nesil sonra daha da belirgin sekilde hissedilecek.

        Mesele Türkiye’den gitmek ya da kalmak değil. mujdat gezen ile tugce kazazin bir elmanın iki yarısı oldugunu gormek.

        Ilber hocanın, Aziz hocanın, Nuri Demirağ’ın yolunda gitmek. Altın çamura düşse algınlığından bir sey kaybetmez.

        Kendi ahlakinca yasamaktan baska yapacak ne var?

    • Ağzına sağlık. 80 yıldır batıya göçme niyetini hep içinde taşıyarak ülkeye bir çivi dahi çakmayan kitle , hatta çiviyi geçtim ülkedeki en büyük sorunların ana kaynağı olan kitle geliyor bir de böyle bilmiş, üstten tavırla sitemkar yazılar yazıyor. Güle güle vallaha da billaha da güle güle ama bilesiniz sizi orada beklediğiniz, umduğunuz şekilde karşılamayacaklar; PKK’lılar sizden daha çok rağbet görüyor olacak. Biz kalırız burada. Biz ülkemizi içinde barındırdığı onca zorluğa, istenmeyen olaylara rağmen seviyoruz. VE EVET; AK Parti’nin, diğer kitlelerin anladığı hukuksal düzlemde mücadelesini sürdürmesini de destekliyoruz. Zorluklar aşılacaktır, gün gelecek gül de açacak bülbül de ötecektir inşallah.

      • Oğuz git az ötede destekle AKP’ni burdan ekmek çıkmaz sana. Hadi gülünü de bülbülünü de al uza ötede yap numaranı.

        Neyse ne diyordum, hah sunu demeye geldim.

        Tüm söylediklerimden sonra, şunu da belirtmek isterim ki gitmeyi birçok kez düşündüm. Gitmeyi eleştirmiyorum. Imkanım da yok değil. Belki Kanada olmaz da Yeni Zelanda olur. Ama ailemi arkada bırakıp gitmeyi göze alamadım. Onlara bana verdiginiz emekler icin tesekkurler, siz bu bes para etmez yerde kalın, ben daha güzel bir hayat sürmeye gidiyorum demeye vicdanım el vermedi.
        Böyle bağları olmayanların Türkiye’de kalmak için fazla bir sebepleri yok.

  7. “İyilik yaptığımızda “enayi”, saygısızlık yapmadığımızda “ödlek”, eğitimliysek “entel”, görgülüysek “elit”, dürüst isek “saftirik”, oruç tutmuyorsak “kâfir” diye yaftalamadığımız bir hayatımız olsun istiyoruz.”

    Bu cümlelere aynen katılıyorum. Ne yazık ki ülkemizde ciddi bir ahlaki çöküntü var ve bu çöküntü yeni nesille birlikte daha hızlı bir şekilde ilerliyor. Tv programları gençleri çok ciddi şekilde etkiliyor.

    Bu ülkede çalışkan olmak ve birşeyler kazanmanız her zaman kıskanılır ve efendi bir şekilde takılırsanız sizi sindirmeye çalışırlar. Çoğu insanın damarlarında kıskançlık ve kin akıyor gibi geliyor bazen bana.

    En kötüsü de bu kötüleşen ahlaki çöküntü durumunu bir çok kişinin iyi bir şeymiş gibi savunmalarıdır.

  8. 1980 darbesi ve daha sonra 1982 seçimlerin sonrasinda BUGUNLERDEYIZ .. 1995’li yillarda TŪKENMEZ KALEMLILER ne yazik ki gorevlerini KURSUN KALEMLILERE teslim ettiler.. Onlardan da daha sonra bu yerleri SILGILI KURSUN KALEMLILER ele gecirdiler ve 2002’lerde tamamiyla devleti ele gecirdiler… YILLAR geçti..Ama giden ne yazik ki geri gelmiyor.. UMUT Bize sadece onumuzdeki kalan YILLARI sunuyor… KURTULUSUMUZ SADECE CUMHURIYET, TAM BAGIMSIZ BIR TŪRKÍYE ve KEMALIZM’den baska bir YOL DEGILDIR..

  9. aret arabacıyan on

    şimdi türküm,türkçüyüm edebiyatı yapan çakmalar..türklüğün bayrağın milliyetçiliğin ayaktopu yapıldığı,türk olmaktan utananların,,aslında türk değilde arap olanların,arnavut asıllıların türediği zamanları hatırlamak lazım.biz hiiç unutmadık! , bu ülkenin etini sütünü kaymağını patlayana kadar yiyenlerle beraber,makarna bulgur yarabbi şükür bizde türkmüşüz!diyenler.bayrağın açılımcı terörist piçleri eliyle direkten indirilidiği,kimsenin müdahale etmediği,dağlardan ne mutlu türküm,tabelalardan t.c indirildiği zamanları hiiiç unutmadık.unutmayınki,ülkesinden giden kalanların yanında azınlık kabilindendir…bu ülkede Atatürk ün tembihleyip emanet ettiği vatanı uğruna ölmeye hazır,çokta efendi huylu,naif,yumuşak kalpli olmayan savaşçı ruhlu dişleri gıcırdayan çook fazla vatanseveri var.dostlar vede düşmanlar.bu vatan türk ündür.gurbete gitmek zorunda kalan kardeşlerimiz .rahat olun vatan toprağı her daim yerindedir.bölmek isteyen,hainlik düşünen,kalbi fesat bölücü olan,hepsi benim diyenlere hodri meydan..

  10. Nihal Atsız on

    Bundan 20 yıl önce her mitinginde Arap-ve Şeriat bayrakları taşıyıp bir kere bile Türküm demeyenler bugün en koyu Türk olduğunu ileri sürüp kültür seviyesi yüksek insanları “Beyaz Türk” ve “monşer” diye aşağılıyor iyi mi?”TC”yi kaldırıp, Apoyla anayasa hazırlayan;”Türk diye bir ırk yoktur” diyen tayfa..Bu insanların tornistanları baş döndürücü.Bir aralar Amerikancı,sonra Apocu oluyor.Sonra Fethullahla TSK ya Ergenekon dümeni çeviriyor.Bir bakıyorsun Atatürk e sarılmış “Türküm” diyeni beğenmiyor..Rus yanlısı Avrasyacı oluyor.Maşallah her yıl bir gömlek çıkarıyorlar..Milyonlarcası üniversite sorularını çalıp 10 yıl bir tanesi bile vicdan azabı duyup bunu yetkililere bildirmiyorlar.Yüzlerce insana kumpas kuruluyor ;bir tanesi içerde yatanların suçsuz olduğunu bildiği halde vicdan azabı çekip gerçeği söylemiyor.Eskiden şikayet ettiğimiz anti demokrat ne varsa 5 beterini başımıza getirdiler..Eski Türkiye kötüydü ama Yeni Türkiye eskiye bin rahmet okuttu..”İleri demokrasi” masallarıyla en az 80 ler seviyesine gittik;övünebileceğimiz tek şey ;yap-işlet-devret modeliyle hep aynı adamlara verilen 3-5 dev inşaat.Başka bir şey yok….

  11. İNSANI ÇİMENTO GİBİ KALIBA SOKMAYA ÇALIŞMAK, BASKILAMAK EĞİTİMSİZ, KÜLTÜRSÜZ VE DEMOKRASİ YOKSUNU TÜRKLERİN İŞİDİR. EN KÜLTÜRLÜ OLDUĞUNU İDDİA EDEN ZAVALLILAR BİLE FARKLI OLMANI ANLAMAZ. İLLA Kİ ONUN İSTEDİĞİ PUTA TAPACAKSIN İMGEYE İNANACAKSIN YA DA İDEOLOJİK SAPLANTIN OLACAK. GİDENLERE HAK VERİYORUM.

  12. Şu yazıyı okumak,üzerine düşünmek ve fikrimi belirtmek bile bir iş olarak görünüyor gözüme.sizin gitmeniz, kalmanı, hayatınız vs.detaylar benim için önemli degil, benim için önemli olan topyekun bir ülkenin insanlarını(bir ülke diyorum, cunku milliyetçilik üzerinden yorumlamayacagım bu durumu)analiz edip,etiketleyip,sunmuş olmanız.herkese ulaşabilecek böyle bir mecrada, böyle bir yazının yayımlanmasını absürt buluyorum.siz bütün toplumun cahil, egitimsiz oldugu, kendinizin azınlık oldugu kanaatine nasıl vardınız? Kamuoyu araştırması mı yaptınız, veriler mi topladınız, bu konuda akademik bir çalışmanız mı mevcut? Kapıdan çıktıgınızda gördüğünüz insanlar,maalesef genelleme yapmak için yeterli görünmüyor.hiç türkiyeyi dolaşıp, farklı iller gördünüz mü, oralarda çalıştınız mı?insanlar eğitilmek istemedikleri için eğitimsiz kalmıyorlar, yeterli olanak ve donanımlı eğitimci sağlanmıyor,ki hala okulu bulunmayan yerler var memleketimizde.fakat bu demek degil ki, insanlar istemiyor,siz bu sonuca neye göre vardınız?siz azınlık degilsiniz, sizin gibi düşünen büyük bir kitle var türkiyede, gidişattan memnun olmayan,ve fakat her birimiz memleketimizi terketsek, geriye kim kalırdı,kim sahiplenirdi, kim içten severdi bu memleketi..zor zamanda gitmek kolaydır,çözüm üretmekse zor.global çözümler bile bugun uygulanamazken, kökten bir çözüm olmasa da insan,etrafına ışık saçabilir.herşeyden şikayet etmek, herkesin yapabilecegi basit bir edim.ki elimizden bişey gelmediginde isyan ediyoruz da, ama kaçıp gitmiyoruz, çünkü biz bu memleketi seven,refahını görmek isteyen insanlar azınlık degiliz, sadece onlar yetkili mercileri sarmış, sarmalamış durumdalar.köşe yazarı ayşe armanın önemli bir röportajını okumuştum,çok zaman da geçmedi üzerinden,parlak bir öğretmen,atandığı yerde büyük bir dram keşfediyor,bütün kız çocukları yıllardır okulun müdürü tarafından cinsel tacize maruz kalmış ve bu ‘eğitimsiz’ insanlar buna başkaldıramadıgından, bu işkence yıllarca devam ediyor,genç öğretmen bunu keşfettiğinde yaşadığı şokla birlikte, hukuk mücadelesi başlatıyor, herşeye, herkese rağmen umut taşıyor, umut saçıyor o küçücük kız çocuklarına,korkup,pes edip,bırakıp, kaçmıyor.umut oluyor,ışık saçıyor, şikayet etmiyor, çözüm için elini taşın altına koyuyor.daha ‘rahat’bir hayat için gitmiyor, kendi psikolojisi pahasına savaşıyor.böyle insanlar oldukça biz umut doluyoruz,memleketimize sahip çıkıyoruz, çünkü biz azınlık degiliz, bu ülkenin vatandaslarıyız,mücadele etmezsek, yeniliriz.ben bu yazıda tek azınlık görebiliyorum,yıılığı kırk bin tl.ya çocuklarını okullara gönderebilen insanlar,işte onlar azınlık.biz de iyi bir dünyaya inanıyoruz,çocuklarımız ile parka gittigimizde güven içinde oynasınlar,gelecege umutla baksınlar istiyoruz, ama kaçıp giderek degil.çünkü çocuklarımız gelecegi inşa edecekler ve korkup, kaçmayı öğretirsek onlara, işte ancak o zaman umutsuzluğa kapılabiliriz.siz bu yazınızla,benim gözümde, populizmin ürettiği diger vakit kayıplarından birisiniz,o öğretmenin yanında sizin nasıl göründüğünüzü şu yazıyı okuyan herkes bir düşünsün isterim.

  13. Pingback: Zihni Özaydınlık

  14. Öncelikle yazanları çok çok çok iyi anlıyorum. Hislerini paylaşmamak mümkün değil. Eşimle zaman zaman biz de aynı şeyleri düşünüyoruz ama henüz cesaret edebilmiş değiliz. Kısmet diyelim şimdilik.

    Lakin bu ülkenin bu hale gelmesinde bizlerde tamamiyle masum değiliz. Tembelleştik. Bizden öncekiler tembeldi, biz daha da tembeliz.

    Hani demişsiniz ya 40.000 TL verip özel okula gönderiyoruz, ama yine de içeri girip çıkmış magandanın sürdüğü servise emanet ediyoruz çocuğumuzu diye.

    İşte bu noktada kabahat sizde, bizde… Çünkü çalışan herkes işini düzgün yapmıyor. Mesai bitse, bir an önce eve gitsek, ya ayağımızı kanepeye uzatıp sosyal medyada ponçik şeyler paylaşsak, ya da hemen gezsek tozsak derdindeyiz.

    O yıllık 40.000 TL olan özel okulda servis hizmetini denetlemeyen, ihale ederken gerekli kriterleri koymayan, ben maaşımı çatır çatır alayım kimseye de batmayım işimi asgarilerde yapayım / yapar gibi gözükeyim diyenler de ya o bahsettiğiniz Uzay’ın annesi, ya babası ya bu yazıyı okuyan sen ya da benim.

    Sıkıntının temeli bu aslında. Ama yazdıklarında 1 gram yanlış bir şey yok. Ülke gerçekten yaşanmaz halde. Sosyo-ekonomik anlamda en düşük tabaka, en mutlu tabakayı oluşturuyor. Bizler ziyadesi ile mutsuzuz. Cahillik mutluluktur = Türkiye.

Leave A Reply