Büyük İskender’in ardından dönemin filozofları ne demişti…

0

Büyük İskender ölünce, danışmanı olan Yunan, Hint, Fars ve diğer milletlerden filozoflar cansız bedeninin başına gelirler. Filozoflardan biri “Her birimiz şimdi İskender’in yakınları için bir taziye, halk için bir öğüt olacak sözler söylesin.”der.

O öğütler şunlardır:

Filozoflardan en yaşlı olan, elini İskender’in cansız bedenine koyup onun için şöyle der:

“Esirleri esir eden şimdi esir oldu.”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Bu hükümdar, altın toplayıp gizliyordu. Şimdi ise altın kendisini gizliyor.”
(İskender’in tabutu som altındandı.)

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Ey çalışıp didinerek yorulan kişi! Muhtaç olduğun zaman seni bırakıp perişan edecek şeyleri topladın. Nihayet topladığın şeylerin vebali sana yüklendi ve bunların günahına bulaştın. Ne topladıysan başkaları için topladın, günahı ise sana kaldı.”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Sen bizim için öğüt veren birisi idin; fakat bize ölümünden daha etkili bir öğüt vermiş değildin. Aklı olan düşünsün, ibret almak isteyen alsın.”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Nice kişiler vardı ki konuştuğunda susmanı isterlerdi, aynı kişiler bugün ısrarla konuşmanı istiyorlar; ama bu kez de sen konuşmuyorsun.”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Bu can ölmemek için nice canlara kıydı; fakat şimdi ölmüş bulunuyor.”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Ey büyük hükümdar! Bulutun gölgesinin çekilmesi gibi hükümdarlığın çekilip gitti. Sineklerin bıraktığı izlerin silinmesi gibi hükümdarlığının izleri silindi.”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Akıbeti bu olan bir kişi nasıl olur da kendisini sonunda yok olup savrulacak olan dünya mallarını toplamaya verir? İşte buna şaşın!”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Ey erdemli kişiler! Sevinci sürekli olmayan ve lezzeti yarıda kesilen şeylere rağbet etmeyiniz. Artık doğru yolda olmak ile azgınlık ve bozgunculuk sizin için apaçık bir şekilde ortaya çıkmış bulunuyor.”

İlgili:  Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi: Okullarda felsefe öğretsek 20 yıl sonra farklı bir Türkiye olur

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Ey gazabı ölüm demek olan kişi! Ölüme de gazap etseydin ya!”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Siz geçip giden bu hükümdarı gördünüz. Geride kalan hükümdar bundan ibret alsın.”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Uyuyanın rüyasına bir bakın, bir anda nasıl bitiyor? Bulutun gölgesine bakın, bir anda nasıl çekilip gidiyor?”

 

Bir diğer filozof şöyle der:

“Bu uçsuz bucaksız dünyadan yedi karışlık bir yere sıkıştın. Bunun böyle olduğunu bilseydin, nefsini dünya peşinde sürüklemezdin.”

 

İskender’in sofrasını kuran hizmetçi söz alır ve şöyle der:

“Koltuk yastıklarını dizdim, yemek masalarını kurdum, fakat kavmin hükümdarını göremiyorum!”

 

İskender’in hazinedarı söz alır ve şöyle der:

“Sen bana malları toplayıp biriktirmeyi emrediyordun. Şimdi ben kimin için mal toplayıp biriktireyim?”

 

En sonunda İskender’in eşi Rûşenek söz alır ve şöyle der:

“Dârâ’yı yenen kişinin yenileceğini sanmıyordum. Sizlerden işittiğim bu sözler, onun ölümüne sevindiğinizi gösteriyor. O, su bardağını bile geride kalanların kullanması için bırakıp gitti.”


Kaynak: İskendernâme – Firdevsî / Sf:108 (Hazırlayan: Nimet Yıldırım)

Share.

Comments are closed.