Adım adım din devletine doğru gidiliyor

0

İktidar ülkeyi adeta “imamlar cumhuriyeti”ne dönüştürdü. ‘Yeni rejim’in önemli aktörlerinden imamlar artık her yerde. Derslere giriyorlar, öğretmenleri eğitiyorlar, ‘manevi destek’ adı altında hastanelerde görev alıyorlar. Şimdi de nikah kıyacaklar

Toplumsal ve siyasal yapıyı dini referanslar doğrultusunda dönüştüren AKP’nin gerici uygulamaları hız kesmeden devam ederken, ülke adeta “imamlar cumhuriyeti”ne dönüştü. Okullardan hastanelere, sosyal kurumlardan yardım derneklerine hemen her yerde imamlar karşımıza çıkıyor. Kamu kurumlarının ve bürokrasinin hemen her kademesine de imamlar atanmış durumda. Birçok bakanlığı geride bırakan bütçesi ile sık sık tartışma konusu olan Diyanet İşleri Başkanlığı ile kamu kurumları arasında imzalanan protokollerle gerçekleşen atamalar hız kesmeden devam ediyor. 6 maddede “imamlar cumhuriyeti”ni derledik.

Derslere öğretmen değil, imamlar giriyor

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmenlerinin birçoğu, AKP döneminde çalıştığı okullarda müdür ve müdür yardımcısı oldu. Haliyle bu ders için öğretmen açığı ortaya çıktı ve 400 bin öğretmen atama beklerken, Bakanlık çözümü mahalle imamlarında buldu. 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre; öğretmenlik uzmanlık gerektiren bir alanken, Kartal Öğretmen Selma Akay İmam Hatip Ortaokulu ile Büyükada Şehit Murat Yüksel İlkokulu’nda olduğu gibi birçok okulda derse imamlar girmeye başladı. Milli Eğitim Bakanlığı, imamların görevlendirmesini şu maddeye göre yapıyor: “Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen ve yöneticilerin ders ve ek ders saatlerine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının 9-(1)/a-1 maddesine göre öğretmen sayısının yetersiz olması sebebiyle ilçe müftülüğünün resmi din görevlisi ders ücreti karşılığında 4 saat Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine girebilir.”

Öğretmenleri imamlar ‘eğitiyor’

Pek çok ilde Milli Eğitim ile Müftülük arasında imzalanan 5 yıllık protokollere göre, imamlar okullarda öğretmenlere de eğitim desteği veriyor. Örneğin; Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Müftülüğü arasında imzalanan 5 yıllık protokole göre, öğretmenler ile din görevlileri bilgi ve tecrübe paylaşımları için ortak sempozyum, seminer, panel, çalışma toplantıları, zümreler, eğitim materyali hazırlama ve geliştirme çalışmaları düzenliyor. Protokolde ‘ortak yükümlülükler’ başlığı adı altında mili eğitim müdürlüğü ve müftülük arasında her eğitim yılı başı ve sonunda bir araya gelinerek işbirliği esaslarının gözden geçirilmesi de yer alıyor.

İlgili:  Aziz Sancar'dan dini tartışmalara tepki

Yine Bolu’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Müftülük arasında imzalanan protokolle merkez ilköğretim okullarının tamamında, ilköğretim haftalık ders çizelgesinde bulunan iki saatlik ‘serbest zaman etkinliği’ dersinde, imam hatip mezunu ve sadece halk eğitim merkezinden sertifikalı kişilerce, ‘değerler eğitimi’ verilmesi için işbirliği kararı alındı.

Yurtlarda manevi rehberlik yapıyorlar

Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) arasında imzalanan işbirliği protokolü kapsamında “KYK Yurtlarında Manevi Rehberlik” adı altında 81 ilde 209 öğrenci yurduna ‘din görevlisi’ atandı. Projenin amacının “KYK yurtlarında barınan öğrencilerin beden ve ruh sağlıklarına, manevi gelişmelerine katkıda bulunmak” olduğu ileri sürülerek, “Ülkemizin içinde bulunduğu süreç de dikkate alınarak gençlerin sahih dini bilgiye doğru kaynaklardan ulaşmasını sağlamak, sakıncalı ve zararlı akımlardan uzak kalmasını temin etmek hedefleniyor” denildi.

Sağlıkta da varlar

AKP döneminde sağlık alanında da gericileştirme arttı, hastanelere din görevlileri istihdam edildi ve ‘dini terapi’ sağlık hizmetleri sınıfından sayıldı. Din görevlilerinin hasta ile yakınlarına manevi destek ve moral uygulamasına yasal kılıf ise Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında 7 Ocak 2015’te imzalanan protokol ile gerçekleşti.

Afetten zarara uğrayanlarla imamlar ilgilenecek

Geçen yıl 26 Aralık tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) arasında imzalanan protokole göre, iki kurum afet ve acil durum faaliyetleri için işbirliği yapacak. Protokole göre, din görevlileri afet ve acil durum bölgelerinde zarara uğramış yurttaşlara manevi destek hizmetleri verecek. Kurulacak geçici barınma merkezlerinde birer din hizmetleri koordinatörü görevlendirilecek ve barınma merkezlerine vaiz, eğitim görevlisi, imam-hatip, müezzin kayyum ile Kuran kursu öğreticisi atanacak.

Nikâh da kıyacaklar

Resmi nikâh kıyma yetkisinin belediye memurları ve muhtarlar dışında il ve ilçe müftülerine de verilmesine yönelik kanun tasarısı TBMM gündeminde bekliyor. Laik düzene aykırı olan ve çocuk evliliklerini yaygınlaştıracak düzenlemenin geçen günlerde içeriği genişletildi. Tasarının eski halinde nikâh kıyma yetkisi yalnızca müftülere veriliyordu ancak önergedeki değişiklikle, nikâh yetkisi il ve ilçe müftülüklerine verildi. Bu da müftünün, müftülük dâhilinde çalışan imamları nikâh kıymak için yetkilendirebilmesi anlamına geliyor.

İlgili:  Prof. Şengör: Türkiye halkının kültür düzeyi son derece düşük; idam ister, ne anlama geldiğini bilmez

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi veren düzenlemeyi savunurken “Yetki imamlara mı devredilecek? İmam nikâhını resmileştirmiş olmuyor musunuz?” sorusuna şu cevabı vermişti: “Hayır, bilmiyorum. O konuda hassas olmak lazım. İlçe ve il müftülerine yetki veriliyor sadece. Müftü kıysın nikâhı, imam niye kıysın?”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da tasarıyla ilgili dini nikâhın resmileşmesi gibi bir uygulama ve önerinin söz konusu olmadığını şu sözlerle savunmuştu: “Nikâhın şekliyle ilgili bir düzenleme yok. Sadece nikâhı kıyacak devlet memurlarına bir ilave söz konusu.”

BirGün

Share.

Comments are closed.