Yeni neslin kitap okuduğu falan yok, fuar katılım verileri sizi yanıltmasın…

0

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı‘na bu yıl 611 bin 444 kişi katıldı. Geçen yıl düzenlenen fuara 742 bin 445 kişi katılmıştı.

37. İstanbul Kitap Fuarı ve ARTİST 2018 / 28. İstanbul Sanat Fuarı dün akşam saat 19:00’da sona erdi. Fuarı bu yıl toplam 611 bin 444 kitapsever ve sanatsever ziyaret etti. Fuarı ziyaret eden öğrenci sayısı geçtiğimiz yıla oranla yüzde 11 artış göstererek 183 bin  755’e ulaştı.

Ekonomik zorluklar bu yılki fuara da yansıdı. Kitapevlerinin birçoğu kitaplara zam yapmak zorunda kaldı. Bu zorluklar fuardaki ziyaretçi sayısını da etkiledi. Geçen yıl fuarı ziyaret eden kişi sayısı 742 bin 445 kişiydi. Bu yılki katılım sayısı 130 bin civarında düştü.

İstanbul Kitap Fuarı’na geçen yıla oranla 131 bin kişi daha az katılım olduysa da, haberlere yansıyan izdiham görüntüleri dolayısıyla bazıları bunu toplum adına umut verici bulurken, bazıları durumun hiç de öyle olmadığını düşünüyor. Sosyal medyadaki yorumlardan sizin için bu bakış açısına değinen bir kaç görüş derledik.

İşte o görüşler:

Burada yeni nesil kitap okumuyor, okumasın, kitap çağa uygun değil gibi şeyler üfüren bir fenomen vardı, izninizle 10 günlük fuar gözlemime dayanarak birkaç şey paylaşayım.

Öncelikle müsterih olsun zira yeni nesil kitap falan okumuyor. Katılım rakamları, veriler sizi yanıltmasın. Kentin site ve AVM’den menkul kısmında yaşayan insanlar için bir sosyalleşme fırsatı fuar, katılım yoğunluğunun nedeni bu.

Yaş ortalaması 15 ila 35 arasında değişen katılımcıların neredeyse yüzde yetmişi, bakın ben kültür yayıncılığı yapan bir yayınevinde çalışıyorum ve evet, yüzde yetmişi kitapçı ile yayınevi farkını bilmiyor.

Mesela gelip Olasılıksız soruyor, biz basmiyoruz deyince kızıyor, o kadar önemli kitap niye bizde değil diye, yayincisini söylüyoruz, karşıdaki stantta yok mudur ya, yoruldum diyor.

Yine aynı yaş grubu aralığındaki insanlar, üniversite öğrencileri, öğretmenler, kurgu ile kurgudışı arasındaki ayrımı bilmiyor. Kitap önerisi istediğinde kurgu mu kurgudışı mı diye sorunca “akıcı olsun” diye cevap veriyor.

Yine bir o kadar insan, tüm kitapların aynı fiyatta olduğunu/olabileceğini düşünüyor. Lise öğrencisi olup hayatında hiç kitap okumadigini kıkırdayarak söyleyenler cabası. Yayınevi çalışanlarına stanttaki 600 kalem kitabı tek tek anlattırmaya kalkan, arka kapak dahi okuyamayan…

Parayı suratımıza fırlatan, bizi harita zanneden, elindeki son model iPhone’dan ne yayınevi ne stant bilgisi almaya beceremeyen, adres isteyen, ayraç isteyen, poşet isteyen, beş liraya kitap isteyen, hayatını değiştirecek kitap isteyen, aşk romanı isteyen insanlarla on gün gecirdik.

Böyle saygısız, böyle boş ne hikmetse bir o kadar özgüvenli bu güruh hepimizi yıprattı, ülkedeki insan kumaşının ne denli bozulduğunu böyle apaçık görmek epey ağır geldi, benim beşinci senem fuarda, böyle bir şey görmedim. Konuştuğum her yayıncı da aşağı yukarı benzer şeyler söylüyor.

Stanta 50 ve üzeri yaş grubundan insanlar geldiğinde gözümüz parlıyordu sevinçten. “Merhaba”, deyince “kolay gelsin” diyen, teşekkür eden, yazar bilen, kitap bilen ve hatta kitap eklerinden kupür kesip getiren o insanlar olmasa dayanamazdık.

Velhasıl özgüvenini, yaratıcılığını övdüğünüz, internet sayesinde sınır tanımadığını düşündüğünüz yeni nesille ileride hepinize kolaylıklar dilerim, kolay olmayacak çünkü.

İlgili:  Einstein’ın mutluluk formülleri 1 milyon 560 bin dolara satıldı
Share.

Comments are closed.