Kıvanç Tatlıtuğ: Baba değilim ama şefkatten beslendim

0

‘Kelebeğin Rüyası’ filminin Oscar yolculuğunun üzerinden tam yedi yıl geçmiş… O filmde oyunculuk performansıyla dikkat çeken Kıvanç Tatlıtuğ şimdi de ‘Hadi Be Oğlum’ filmiyle beyazperdede olacak. Fırat Parlak imzası taşıyan ve bir baba-oğul hikayesi anlatan filmin Kaş’ta başlayan seti, İstanbul’daki Ses Tiyatrosu’nda son buldu. Sözcü’nün, filmin oyuncuları, Kıvanç Tatlıtuğ ve Feridun Düzağaç ile yaptığı röportaj…

– Beyazperdede yer almak için uzunca bir zamandır seveceğiniz bir senaryo bekliyordunuz herhalde…

‘Kelebeğin Rüyası’ndan sonra sinemada daha farklı bir kariyer planlaması yapmak istedim. O filmden sonra çok istediğim bir proje gelmedi. Çok teklif geldi ama bana uymadı. Senaryosunu beğendiğim işler de oldu ama benim yapmak istediğim şey onlar değildi ve kabul etmedim. Çünkü ben daima kendi iç sesimi dinleyip ne yapmak istediğime öyle karar veriyorum. Gerçek anlamda bir yere dokunacak, hem sosyal içerikli hem güncel işler arıyordum sinemada olmak için.

Sadece oğlumun kahramanıyım…

– Size bu film teklifini Fırat Parlak mı getirdi?

Evet. Fırat’la oturduk konuştuk ve bana bir baba-oğul hikayesi anlattı. Bugüne kadar hiç oynamadığım bir şey, içimi gıdıklayan bir senaryo. Normalde senaryoyu alır okurum, üstüne yatar uyurum ve ertesi gün bir daha düşünürüm. Fakat bu sefer Fırat sadece hikayeyi anlattığında “Benim için tamamdır” dedim.

– ‘Hadi Be Oğlum’ ne anlatıyor?

Film, eşi olmadan çocuğuna büyük özveriyle bakan bir babanın hikayesini anlatıyor. Bugüne kadar bana teklif edilen karakterlerin hep bir kahraman pozisyonu var. Ama bu filmde yıllardan sonra ilk defa naif bir adamı canlandırıyorum. Kimsenin değil sadece kendi oğlunun kahramanı olan bir adam.

Hayatla bakışıyoruz

– Sürekli kendini geliştirmek için çaba harcıyorsun değil mi?

İlgili:  Zülfü Livaneli: Bunlar, İslam’a en çok darbe vuran iktidar olarak anılacak

Her gün gelişmesi gereken bir iş yapıyoruz. Her anlamda kendimizi aşmamız, vizyonumuzu geliştirmemiz için farklı şeylerin peşine düşmemiz gerek. Yaşım itibarıyla hayat bana yeni bir kapı açtı. O kapıyı henüz aralamadım ama aralayacağım… Şimdilik hayat ve ben karşılıklı bakışıyoruz.

– Başarısız olurum diye bir korkun var mı?

Başarısız olmakla ilgili hiçbir korkum yok! Ben geniş yelpazede işler yaptım. ‘Aşk-ı Memnu’ dizisinde 27 reyting görmüş insanım, sonra kalkıp ‘Kurt Seyit ve Şura’yı yaptım, orada da reytingim 5’e düştü. Bunları şahsi olarak algılamıyorum, dışarıya kendimi kapattım o anlamda. Hiç umurumda değil çünkü bunların hepsi geçici.

İzleyenlerin aklı duracak

– Alihan’la mükemmel bir ikili olmuşsunuz sette…

Filmin seti Kaş’ta başladı, İstanbul’da sona erdi. Yaklaşık bir ay sürdü çekimler… Alihan 8 yaşında ve benim gördüğüm en yetenekli oyunculardan biri, insanüstü bir yetenek. İzleyenlerin aklı duracak.

– Herkes size şimdi, “Baba olmayı düşünüyor musunuz?” diye soracak…

Bunu fazla konuşmayı sevmiyorum çünkü çok büyütüyorlar mevzuyu, bambaşka yerlere gidiyor. İzninizle ne zaman baba olmak istediğim konusu da bana kalsın.

– Film konusunda kendi babandan ilham aldın mı?

Baba değilim ama şefkatten beslendim. Bu da işin zor tarafı ama tutunabileceğim bir duygu var. O da şefkat. Çocukları çok seven bir adamım, iletişimim de iyidir. 9 yeğenim var. Babamla da aram iyidir. Ben şefkatten ilham aldım. O duygu çok yardımcı oldu bana.

Feridun Düzağaç da filmde yer alıyor!

– Nasıl ikna ettiler sizi?

F.D.: Filmi izleyince anlayacaksınız zaten, gelmiş geçmiş en iyi casting fikri benim bu filmde olmam. Kendimi oynuyorum ama o kadar kritik bir anda hikayeye katılıyorum ki, filmin döndüğü an o an.

– Kim önermiş sizi?

İlgili:  Amerika yolculuğu öncesi pasaport krizi

F.D.: Son iki güne kadar kendisini oynayacak bu müzisyenin ismi belli değilmiş. Kıvanç’a sormuş yapım ekibi, Kıvanç da “Feridun Düzağaç” demiş.
K.T.: Yakın çevrem çok iyi bilir, benim Feridun Ağabey’e çok başka bir hayranlığım var. Uzun yol yapmayı çok severim ve arabamda müziklerimin yüzde 90’ı onun şarkılarıdır…

– Karşılıklı sahneniz var ne güzel!

K.T. : Feridun Ağabey’in sete geldiği ilk an benim elim ayağım birbirine karıştı heyecandan. Sonra anlattım kendisine hayranlığımı… Feridun Ağabey’in bu filme katkısı tarifsiz; çok teşekkür ediyorum kendisine.

– Günün birinde bir konser sahnesini paylaşır mısınız?

K.T. : Estağfurullah ben Feridun Ağabey’le aynı sahnede filan… Ancak belki bir stüdyo kaydı olabilir.
F.D. : Benim için süper olur!

Share.

Comments are closed.