Sosyal medyada beğeniler artınca neden mutlu oluyoruz?

0

Bilimin ve teknolojik gelişmelerin ışığında “Dünya nereye gidiyor?” sorusuna yanıt aranan konferansta; yapay zekadan robotlara, sosyal medyanın gücü ve gerçek ötesinden kripto paralara, eğitimin geleceğinden, 4. sanayi devrimi ve bunun istihdama etkilerine kadar birçok konu geniş bir çerçevede tartışıldı.

Büyük ilgi gören konferansta; yapay zeka ve kuantum hesaplama çalışmalarıyla bilinen Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Say ve Dijital Kanaat Önderi Tanol Türkoğlu konuşmacı olarak yer aldı.

Konferansta yaptığı konuşmada sosyal paylaşım sitelerinin insanları çekerek tek amaçlarının orada daha fazla vakit geçirilmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cem Say, “Sosyal paylaşım sitelerinde her zaman bize göstermek istediklerini gösteriyorlar. Milyonlarca insan üzerinde deney yapıyorlar ve hangi haberleri ya da görüntüleri hangi zaman diliminde gösterirsem daha fazla bu sitelerde kalır sonucunu elde ediyorlar.

Doğal olarak insanlar da çıkmak istemiyor. 500 bin kişiye bir şey gösterirken; başka 500 bin kişiye de farklı bir şey gösteriyorlar. Ardından da hangi 500 bin kişi daha uzun süre sitede kaldıysa buna göre bir algoritma geliştiriliyor. Tek amaçları bizim daha uzun süre orada kalabilmemiz. Doğru haber almamız değil” dedi.

Facebook’ta yazılan bir mesajın gönderilmeden silinmesinin bile bilgisinin tutulduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Say, “Bazı sitelerde çerezleri kabul ediyor musunuz? diye bir soruyla hep karşılaşıyoruzdur. Hepimiz de ‘evet’ diyoruz. İşte ona evet dediğimiz zaman bizim bilgisayarımızda yaptığımız bütün şeyleri onlara bırakma hakkı vermiş oluyoruz.

Bizim hakkımızda fikir oluşturuyorlar ve bu kişi bu videodan sonra bunu seyreder planlamasını yapıp bize o videoyu ya otomatik açıyorlar ya da sağda öneri olarak görebiliyoruz” dedi.

Facebook’ta paylaşılan fotoğraflara alınan beğeniler sonrası beyinlerimizde dopamin (mutluluk hormonu) salgılandığını söyleyen Say, “Böyle anlarda salgılanan dopamin sayesinde kendimizi biraz daha iyi hissediyoruz. Paylaşımlarımızı kaç kişi beğeniyorsa o kadar dopamin salgılıyoruz” şeklinde konuştu.

İlgili:  5 soruda: Whatsapp, Twitter, Facebook neden kullanılamıyor?

Oxford Üniversitesi’nde internette en çok hangi kelimelerin aratıldığı kapsamında bir araştırma yapıldığını söyleyen Tanol Türkoğlu ise “2016 sonu ve 2017 başında yılın kelimesi olarak ‘Gerçek Ötesi’ karşımıza çıkıyor. Daha önce 2005 yılında ‘sudoku’ kelimesi, 2009’da ‘arkadaşlıktan çıkar’, 2013 yılında ‘selfie’ kelimesi popüler olmuş ve en son da ‘gerçek ötesi’ yılın kelimesi seçilmiş” diyerek şöyle konuştu:

“Bende bunu araştırdım ve 1992’ye kadar gittim. Sırp asıllı Amerikan vatandaşı Steve Tesich’in ilk defa gerçek ötesi tamlamasını kullandığı “Biz, hür insanlar olarak, özgürce karar verdik ki biz bir tür gerçek-ötesi dünyada yaşamak istiyoruz” cümlesini hatırlattı. Bir konuyla ilgili bir tane gerçek olduğunu ve onun dışında kalan şeylere de ‘yalan’ diyoruz. Ortada daha önce tek olduğunu düşündüğümüz bir şeyin birden çok alternatif olabileceğine ilişkin algı yönetimi oluşuyor.”

İnsanların sosyal medya ile ilgili temel bilgi ve becerilerden yoksun olduğunu da söyleyen Tanol Türkoğlu, “Her gördüğümüze inanmamamız gerekiyor. Paylaşımların referans kaynaklarına bakarak araştırma yapmamız gerektiğini maalesef bilmiyoruz. Sosyal medya insanları pek çok alternatiften uzak tutmaya çalıyor” dedi.

Share.

Comments are closed.