Bütçenizi didiklemek istiyorum!

0

Dün itibariyle artık dolar için “rekorunu kırdı” demek istemiyorum, zira onu çok yaptı ama “artış rekorunu kırdı” diyeyim.

Bir günde 4.55’lerden 4.66’lara çıktı.

Uzun zamandır siyasi görüşe, ekonomik duruma veya bakış açısına göre tartışılan şey şu:

Kimisi diyor ki: “Ben neyi dolarla Euro’yla alıyorum ki, bana ne?”

Kimisi de diyor ki: “Her şeyimizin ama her şeyimizin girdisi dövizle sen neden bahsediyorsun?”

Boğaziçi’nden ancak 5 yılda mezun olabilmiş oldukça vasat bir ekonomist, yani bendenizin gözüyle, orta halli bir ailenin bütçesinde dolar artışının etkisini incelemeye çalışacağım bugün:

Diyelim ki aylık geliriniz gayet fıstık gibi bir 3500 TL.

Kozyatağı’nda oturuyorsunuz, işyeriniz Kâğıthane’de. Kiradasınız ama otomobiliniz var. 2 de çocuğunuz. Asla yabancı mal kullanmıyorsunuz, giyimde, gıdada, hatta deterjanda bile ince eleyip sık dokuyup sadece ve sadece yerli malı alıyorsunuz.

Mutlusunuz ve geleceğe ümitle bakıyorsunuz. Son 1 senede bu saadet dolu dünyanızda tee dünyanın öteki tarafının parası olan dolar yüzünden ne değişmiş olabilir?

Standart bir ailenin aylık gelirinin yüzde 38’i gıdaya, yüzde 34’ü kiraya, yüzde 9’u giyim harcamasına, yüzde 5’i temizliğe, yüzde 7’si ısınma ve elektriğe, kalan yüzde 5-6 civarı ise diğer harcamalara gider, bu denklem genel kabul görür. Ben, otomobiliniz olduğu için bir de günde 40 kilometre yoldan, çocukların servis ücretlerini filan da katıp aylık 400 TL benzin masrafı ekledim. Çocuklar devlet okulunda okuyor ve masrafları minimumda bu arada, öyle de tatlı yavrular! Bu yüzden her yıl ailece hesaplı bir tatile çıkıyorsunuz ve 1200 TL harcıyorsunuz. Aylık 100 TL’ye denk geliyor.

Yani 2017 yılında, ayda 3500 TL’lik maaşınızı kullanıp, 1140 TL gıda harcaması, 1020 TL kira, 270 TL giyim, 210 TL ısınma ve elektrik, 150 TL temizlik, 100 TL tatil, 400 TL benzin, 180 TL ıvır zıvır yani diğer masraflarla ay sonunu neredeyse sıfır tasarrufla getiriyorsunuz.

İlgili:  Gülse Birsel Yunanistan'a mı taşınıyor?

Şimdi 2017 Mayıs-2018 Mayıs arası doların 3.57’den 4.65’e yüzde 30 artışını göz önüne alarak hayatımızda ne değişti bir hesap yapalım mı?

Gıdamızın yüzde otuz maliyet girdisi dövizle maalesef. Ve Fransız peynirinden, avokadodan bahsetmiyorum. Antalya domatesi ve Ezine peynirinde de bu böyle. Üretici sadece ve sadece girdisindeki dolar artışını fiyata yansıtsa, artık aylık gıda masrafınız 1245 TL.

Kirayı TEFE TÜFE üzerinden hesap ediyorum ki bu zaten doların da sebep olduğu enflasyon yükselmesi oranına bağlı bir ölçüdür. Yüzde 15-16 arasından, artık bu yıl kiranız 1020 değil, 1183 TL!

Sadece Türk markalarından giysi alıyorsunuz, ne güzel. Ama yerli malı giyimde bile girdinin yüzde 13’ü dövizle. Tekstilci merhametli çıktı ve fiyata sadece bunu yansıttı, ne etti? 270 lira harcıyordunuz, artık aylık giyim masrafı 282 TL.

Isınma ve elektrik gideriniz, devletin, yine döviz ve enerji fiyatlarındaki artıştan yaptığı zamma göre, 210’dan 235 TL’ye çıktı, en iyimser tahminle.

Temizlik masrafı ilginç bir kalemdir, sabuna deterjana çok para gider. İyi niyetli deterjancılar kimyasalların çoğunu dışarıdan aldığımızı unutup sadece TEFE-TÜFE ile yüzde 15 zam yaptılar diyelim. 150 TL’lik temizlik masrafı oldu 172 TL.

Tatil yapıyordunuz, elbette yurtiçinde. Döviz artınca turizmciler yabancı turistten aynı fiyatlarla minimum yüzde 30 fazla kazanmaya başladılar. Oh ne güzel, ülke ekonomisine bir fayda. Ama tabii adam aynı odayı size niye geçen seneki fiyattan satsın? Zaten yiyecek, deterjan, kira, personel gideri de artmış. Hadi bir kıyak yaptı, sadece yüzde 25 zam getirdi diyelim. Aylık 100 TL olan tatil masrafınız 125’e vurdu.

400 TL benzin parası veriyordunuz her ay. Benzinin zamlanmasıyla, ki bu da ağırlıklı olarak dövizin değerlenmesi yüzündendir, gitti 478 TL oldu!

İlgili:  Akıllı insanlar, bir toplaşın bakayım!

Diğerleri dediğimiz ıvır zıvır masrafı da dövizden nispeten oldukça bağımsız şeylermiş diyelim, yüzde 10 zam da oraya koyalım.

Ne etti? Siz geçen sene ayda 3500 TL harcarken, dövizdeki artışın temel sebep olduğu zamlar yüzünden, yurtdışıyla hiç alakanız olmadığı halde, yabancı marka sevmediğiniz, Gucci’den çanta filan almadığınız, Amerikan arabası kullanmadığınız, Fransız kaz ciğeri yemediğiniz, esasen yabancı ülkelerin fotoğrafına bile bakmadığınız halde, bütçenize minimum 450 TL ek masraf geldi!

Artık aylık harcamanız 3950 TL!

Patronunuza bu gayet tutumlu, olabilecek en dışa kapalı bütçeyi, bu alçakgönüllü ve tutarlı hesabı gösteriniz ve derhal 450 TL zam isteyiniz.

Bakalım ne diyecek!

Gülse Birsel, Hürriyet

Share.

Comments are closed.