Deizmin yükselişinin sebebi nedir?

0

Yeni Şafak gazetesi günlerdir deizmi tartışıyor. AA’nın eski genel müdürü ve eski medya baş danışmanı, Akp’nin içinden gelen ve hayata islami pencereden bakan Kemal Öztürk de bu tartışmaya katılanlar arasında. ‘Deizmin yükseliş sebebi nedir’ üzerine düşüncelerini paylaşıyor o da.

Son günlerin en popüler tartışmasına buyurun.

Deizm, ateizm ve nihilizmin toplumumuzda yükselmesine dair sıkı makaleler yayınlanıyor. En başta Yeni Şafak yazarları arasında. Siyasiler, yazarlar, ilahiyatçılar, sosyologlar ve bilumum meraklısı tartışmanın içinde.

Faydalı bir tartışma. Şahsen hepsini okumaya çalışıyorum.

DEİZM TARTIŞMASINI TIKAYAN İKİ KONU

Gençler ve özellikle dindarlar arasında deizmin yayıldığını görmek için onlarla bir süre vakit geçirmek yeterli aslında. Son 5 yılda bu akımın gittikçe yukarı doğru ivme kazandığı, nihilizmin ve ateizmin de buna eşlik ettiği, artık toplumu izleyen herkesin ortak kanaati.

Bunun ne kadar ciddi bir mesele olduğunu, gelecekte toplumu çok derinden etkileyecek bir sorun haline geleceğini söylemeye gerek yok herhalde.

Deizm, nihilist ve ateist fikirler gibi değil, felsefi bir altyapısı olduğundan, boşalan din duygusunun yerine kolaylıkla geçebiliyor. O yüzden lümpenliğe benzeyen nihilizmden daha tehlikeli.

Tartışmanın can alıcı sorusu, “Deizm neden yükseliyor?”

Bu soruya verilen cevaplardan iki tanesi, bu çok önemli tartışmayı tıkıyor:

Bunlardan birincisi: ‘Deizm tartışmasını, siyasi iktidarı sıkıştırmak, dindar nesil yaratacaklardı, deist nesil yarattılar’ demek için, bilinçli olarak bir kesim başlattı ve sürdürüyor. Özellikle İmam Hatip ve İlahiyatlar hedefte.

Genelde Odatv sitesi, Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerindeki yazıları buna örnek gösteriyorlar. Bu tartışmadan murat, AK Parti’yi yıpratmakmış, bu yüzden yapmamamız gerekiyormuş.

İkincisi: ‘Deizm, Batıda başlayan bir akımdır, onların propagandasıdır ve Müslümanları etkilemek için bilinçli olarak köpürtülen bir tartışmadır.’ Yani yine başımıza “dış güçlerin” açtığı bir beladan bahsediyorlar!

İlgili:  Wikipedia

Ben bu iki görüşün, çok önemli ve derin tartışmayı tıkadığı, önünü kestiği ve sığlaştırdığı kanaatindeyim. Konu, siyasi iktidarın, imam hatiplerin ve ilahiyatların çok üzerinde, çok derininde ve çok fevkinde bir öneme sahiptir.

Hayatı siyasi iktidar üzerinden okuyan, fikir ve düşünce üretmeyi, politikadan hiza alarak yapanların, deizm tartışmasını anlaması mümkün değildir. Bu tartışmaya katılmaması da en hayırlı iştir.

DEİZM YÜKSELİYOR DA, NİYE YÜKSELİYOR?

Tartışmanın magazin boyutunu, politik kısmını ve popülerlik hevesini şöyle elinizle silip attığınızda, orada derinlerde bir yerde, İslam inanç dünyasına ait yapısal bir sorun olduğunu görürsünüz.

Bu sorunun yaratıcı, kul, inanç, varlık, yokluk gibi konuları içerdiğini, meselenin ontolojik bir problem olduğunu en güzel şekliyle ifade eden Prof. Mustafa Öztürk, çözümü kelam ilmiyle, yeni bir dil, yeni bir diskur üretmekte görüyor (15.04.2017 Karar).

Daha basit ifadeyle anlatmak gerekirse, dindarlar arasında yükselen deizmin sebeplerini dört şekilde sıralamak mümkün:

1. Dindar olarak kendini ifade eden insanların din anlayışı, yaşam biçimi, davranışlarıyla gösterdikleri derin çelişkiler.

2. Dini kurumlar gibi gözüken tarikat, cemaat, vakıf, örgüt, okul gibi yerlerde yaşanan tutarsızlıklar, cahillikler, ahlaksızlıklar ve düşmanlıklar.

3. Çok büyük bir hızla ilerleyen zamana rağmen, çağın sorunlarına, sıkıntılarına ve açmazlarına yeterli cevap üretemeyen, yeni yollar açmayan, yeni fikirler bulamayan dogmatik din adamları, aydınlar ve düşün insanlarının yetersizliği.

4. Toplumu hızla dönüştüren dijital devrimin beraberinde getirdiği değersizlik, sığlık, içe kapanıklık, maddiyatçılık ve gerçek ötesi yeni bir yaşam formuna doğru insanları ittirmesi. Buna cevap verecek bir fikir, ne batıda ne de doğuda henüz keşfedilmiş değildir.

Tüm bunlar, aradığı cevapları bulmayan insanların deist, ateist ve nihilist olmasına neden oluyor kanaatimce.

İlgili:  Adonis: Devrim ve Din Özdeşleşmez

SAHA ARAŞTIRMALARI VE BİLİMSEL ÇALIŞMALAR YETERSİZ

Meseleyi kişisel gözlem ve deneyimlerimize göre ele alıyoruz aslında. Deizm, ateizm ve nihilizm üzerine henüz sağlıklı bir saha araştırmasına ve bilimsel bir çalışmaya sahip değiliz. Hatta bu konuda çelişkili veriler bile var.

İPSOS’un her yıl yaptığı “Türkiye’yi Anlama Kılavuzu” araştırmasına göre (2018), dindarlık toplumun en güçlü yönlerinden biri ve son 4 yıldır aynı yerinde duruyor, değişmiyor (07.04.2018 Hürriyet).

Bu durumda iki ihtimal var:

1. İPSOS verilerine göre deizm, ateizm ve nihilizmin yükseldiği söylenemez.

2. Deizmin yükselişi ancak özel bir araştırma ile tespit edilebilir.

Kanaatimce, bu alanda özel bir çalışma yapmak lazım. Anketlerin yanı sıra, yüz yüze görüşmelerin, derinlikli araştırmaların yapılması şart.

Sonuç itibariyle konu derin bir mevzu.

Sol elle yemek meselesini bile tartışamayan bir topluluğun, bu meseleyi tartışmasını beklemeyin. Zaten bu tartışmaların, Yusuf Kaplan’ın dediği gibi, ortalıkta, medya önünde ve yetersiz kişilerce yapılmaması lazım.

Yine de çok güzel yazılar var. Birini atlarım da, ayıp olur diye liste vermiyorum.

Var gücümüzle okumaya ve tartışmaya devam.

Kemal Öztürk, Yeni Şafak

Share.

Comments are closed.