İktidar mahallesi karıştı: Atatürk’ü ne yapsak… Ve CHP

0

Atatürkçü olsak mı olmasak mı… İktidar yandaşları ikilem içinde çırpınıyor. Cumhurbaşkanı’nın Atatürk konusunda en azından söylem olarak bir tık ileri vitese geçerek Atatürk’ü “sahiplenmesi”, iktidar mahallesini karıştırdı.

“Tartışma” ekranlarında boy gösteren belkemiksiz yalan abideleri, ağızlarında geveledikleriyle beyinlerindeki hiçlikleri dışa vuruyor ve iktidarı da zor durumda bırakıyorlar. Bence bazılarının ekran ömürleri doldu, onları ileri süren iktidarın yapısının şimdi kırmızı kartları çıkarmaya hazırlandığını varsayabiliriz. Cumhurbaşkanı’nın Atatürk konusundaki yeni politikası için dedikleri “hayır değişen bir şey yok”.

Değişen bir şey var. Özünde yoksa bile en azından şeklen var. Ve yandaş sözcüler bu şeklen olanı savunmak zorundalar, yoksa ekranlarda işleri ne?!

Cumhurbaşkanı bir ayar yapıyor. Dahası bu ayarı bu ülkede yaşayanlar iktidara yapıyor: TIR sürücülerinin bile 10 Kasım 9.05’te dağ başlarında durup saygı duruşuna geçtiği, ninelerimizin Türk bayrağına sarılıp dimdik durduğu bir ülkede yaşıyoruz. Çok özgün bir ülke niteliği.

Atatürk damarlara işlemiş, toprağa, suya, havaya karışmış, bu ülkenin kılcal damarlarında dolaşıyor.

Atatürk sevgisinin bu topraklardan yok edilemeyeceği gerçeğiyle karşı karşıya iktidar.
Üç beş hilafetçinin, yeminli düşmanın, kör gözün, kendini inkâr edenin bu millette karşılığı yok.
Cumhurbaşkanı bunu görüyor ve ayar veriyor.

AKP seçmeni ve Atatürk

Bir nokta daha var: AKP’nin Erbakan’dan devraldığı en çok yüzde 20 seçmen oyu var. Ki bu yüzde 20’ye de “şeriatçı – dinbaz politikaların tapıcıları” demek mümkün değil. Çoğu bu ülkenin insanları, merkez sağ partilerin başarısızlıklarıydı yüzde 20’u inşa eden.

Derken 2001’in büyük ekonomik ve siyasal iflası sonucu AKP yüzde 34 ile iktidara geldi. Yüzde 49’lara varan seçmenin ANAP ve DYP’ye oy verenler olduğunu biliyoruz.

Merkez sağdan AKP’ye gelen bu seçmenin Atatürk ile hiçbir derdi yok, dahası sevgisi var.

İlgili:  Cumhuriyet ‘parantezin’ asıl unsurlarındandır

AKP’den eriyen öncelikle bu seçmen kitlesi. Koşullar böyle giderse bu erimenin sürmesi beklenir.

AKP’nin “Atatürk” hamlesiyle CHP kitlesinden oy alabileceğini düşünmek abesle uğraşmaktır. Ama bu hamle AKP’den kopan seçmen kitlesine yöneliktir öncelikle. Ya tutarsa!

Siyaset-oy-ekonomi saadet zinciri

Bence tutmaz, çünkü bu kitlenin AKP’ye yönelmesinin temel nedeni şüphesiz ki ekonomikti. AKP, trilyonları har vurup harcadı ve müthiş bir tüketim toplumu yarattı.

Şimdi kendisine oy veren bu “tüketim toplumu” ne yazık ki eskisi gibi tüketemiyor. Siyaset -oy- ekonomi saadet zincirinde zayıflamalar ve yer yer kopmalar var. Sorun burada.

RTE, seçimlere giderken öncelikli konu ekonomidir derken, buna işaret etmekteydi.

İktidar hangi ekonomik cambazlıklarla bu saadet zincirini sürdürür bilinmez; ekonomide mucize görülmemiştir. O kadar girdi çıktı- artı-eksi, üretim-tüketim, bir matematik işidir.

Merkeze kayış mı

Atatürk hamlesine bir diğer ciddi açıklama da şudur, ki bu yukarıdaki açıklama ile örtüşüyor: İyi Parti, MHP’den aldığı yönetici ve seçmenlerle merkeze doğru bir yolculuğa çıktı. Şüphesiz ki, bu parti AKP’den kopmakta ve kopacak olan seçmenin adresi olarak görülüyor. Cumhurbaşkanı, İyi Parti seçeneğinin ortaya çıkmasıyla da, Atatürk ile en azından görünüşte bir merkeze kayma hamlesinde bulundu, denebilir.

CHP ne yapacak, bu sürecin diğer bir temel sorusu. Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü ile siyasetine getirdiği hareketliliği sürdürebiliyor mu?

Acaba partilerdeki bu hareketlilik ve siyasi yeni diller, özellikle de İyi Parti’nin doğuşu, CHP’de de politik düzeltmeler gerektirmeyecek mi?

Doğruluğunu bilmiyoruz, daha şüpheler yoğun, başka şirketlerin de ciddi araştırmalarını eklemek zorundayız, CHP’yi yüzde 18.5’lerde, AKP’yi 43’lerde ve İyi Parti’yi yüzde 20’ye dayanmış gösteren Gezici’nin kamuoyu yoklamasını CHP yönetimi nasıl yorumluyor acaba?

Atatürk düşmanlığı biter mi

İlgili:  İmam ve idam

Son noktayı koyalım yazıya ve başa dönelim. AKP’nin Atatürk’ü “kabul etmesi” ile, bu partinin Atatürk Cumhuriyeti’nin kazanımlarını eritme politikası da sona erer mi?

Evet diyecek bir umudum yok, ama milletin Atatürk sevdasının ardında nelerin yattığına bir bakmak gerekir…

Orhan Bursalı, Cumhuriyet

Share.

Comments are closed.