Katılmıyorum, hem de hiç katılmıyorum…

0

Neden katılmadığımı da açıklayayım…

Ne yazıyor tuttuğu pankartta? “Herkesin kıyafetine kimse karışamaz.” Bu düşünceyi yanında duran başörtülü kız hakikaten onaylıyor mu? Onaylaması mümkün mü? Bence mümkün değil.

”Herkesin kıyafetine kimse karışamaz” ne demek? Allah da mı karışamaz? O başörtülü kız, tam da Allah’ın herkesin kıyafetine karışabileceğini kabul ettiği için başını örtmedi mi aslında? Zamanı gelince yanındaki kıza dönüp ”Kusura bakma ama ben değil Allah karışıyor” demeyecek mi?

Başörtüsünün Allah’ın emri olduğuna iman etmişlerdir ve -Bakunin’in dediği gibi- “Her emir, özgürlüğün suratında patlayan bir tokattır.” Emrin olduğu yerde özgürlük olmaz. Allah adına “başını ört” denince gıkını çıkarmadan örteceksin, sonra giyim özgürlüğü üzerine ahkam keseceksin!

Başörtülülerin ‘giyim özgürlüğü’ eylemlerinde işi olamaz. Tesettüre girmek demek zaten ‘‘Ben kendi giyim özgürlüğümü imanım gereği terk ettim” demektir. Tesettür, giyim özgürlüğünün dinsel gerekçeyle terkidir. Oysa gerçek özgürlük, örtüleri çıkarıp atmayı gereksinir. Sor bakalım istediğin başörtülü kıza ”Bir güncük olsun başı açık gezer misin?” diye, bakalım ne cevap verecek.

“Kıyafetime karışma” derken samimi olsa evvela kendi dinine dönüp bu tepkiyi vermesi lazımdı. Bunlara inanmak büyük yanılgıdır. Ortak eylem yaparak veya onların başörtüsünü destekleyerek onlarda da açık giyinmeye dair benzer bir hoşgörü ve kabul uyandırabileceğini sananlar fena yanılıyor. O iman, empatinin kar etmediği bir imandır. Pek çok tarihsel pratikte bu görülmüştür. Şimdi taktik yapıyorlar. Bunu görmemekte ısrar edenler, geleceğin “kullanışlı safları” sayılacak.

Fırat Bayram


Takiyye: Hedefe, İslam devletine ulaşmak için gerekli hallerde yalan söylemenin sevap olması. Gerektiği durumda inancının aksini söylemektir. İnancını, görüşünü, partisini, grubunu, gittiği yolu saklamak demektir.

İlgili:  Ortadoğululuk nedir bilir misiniz?
Share.

Comments are closed.