Mutsuz gibi davran baana, herkes bizi öyle bilsiiin…

0

Yılbaşı kutlamalarının ülke çapında yasaklanmasını destekliyorum. Herkesin yaşlanmasını kimse kutlayamaz! Ayrıca bu milletteki gülmece merakı, bitmeyen neşe, hayat sevinci, mizah aşkı, tencere tıkırtısına oynama sevdası da sinirimi bozuyor! Hâlâ mı yahu? Bir ağır olsanıza!

Bu yıl yılbaşı kutlamaları yasak. Beyoğlu, Beşiktaş ve Şişli’de kutlamalara, konserlere vesaireye yasak getirildi. Güvenlik açısından sakıncalı olduğu ifade edildi.

Sonra da okullarda yapılacak etkinlik ve kutlamaların yasaklandığı duyuruldu. Sanırım bu güvenlik sebepli değil. ‘Çocukların, misal, birbirine çatapat hediye etmesi sebebiyle ortaya çıkacak olası kazalar’ filan gibi bir gerekçe belirtilmemiş.

Kanımca devlet görevlileri hep orta yaşta ve kimse bir yıl daha yaşlandığını tekrar tekrar duymak ve bu gerçeğin altının çizilmesini istemiyor! Ben başka açıklama bulamıyorum ve bu yasaklara katılıyorum. Kimse vatandaşın ihtiyarlamasını göbek atarak, kutlayamaz arkadaş! Herkesin yaş almasından kimse neşelenemez! Şu “Bir yıl daha bitti, heyoo, zaman hızlı geçiyor” coşkusuna son derece karşıyım. Devlet ne yaparsa onda derin, ince manalar vardır, ama anlayana.

Ayrıca bu milletteki bitmeyen gülmece merakı, yaşam sevinci, tencere tıkırtısına oynama sevdası da sinirimi bozuyor! Başımıza gelmedik kalmadı, hâlâ bir coşku. Biraz ağır olun lütfen! Bu akşam için önemli uyarılarım var! Lütfen adam gibi okuyun ve harfi harfine uyun, asabımı bozmayın!

*Kesin kuruyemiş almışsınızdır eve! Fındık fıstık yerken gürültü çıkarmayın. Ağzınızla çatada çutada yapmayın. Fındığı havaya atıp ağızla tutmaya çalışmayın. Leblebiyle misket oynamayın. Neyin güleryüzü, neyin mutluluğu bu? Söyleyin neye gülüyorsanız, hep beraber gülelim! İlla kuruyemiş yenecekse, bakışlarınızı yere indirin, derin derin düşünerek, fındığı fıstığı tek tek ağzınıza atıp katırdatmadan efendi gibi yiyin. Yakışan budur.

*Efendim tavuğun, hindinin lades kemiğini kırıp lades tutuşmak. Yok birbirinin elinden tabak, bardak, hediye almamak, veya alırken “Aklımdaa” demek… Bunlara sakın prim vermeyin. Farkında olmadan, bir sersem tavuk yüzünden, evlerden ırak, eğleniverirsiniz, ruhunuz duymaz!

İlgili:  Bizim büyük güvensizliğimiz...

*Tombalayı da illa oynayacaksanız ciddiyetle oynayın. Taşkınlıktan, birinci, ikinci çinkoda bağırarak coşku gösterileri yapmaktan kaçının. Ayıptır. Çinkolardan biri sizdeyse “Bana çıktı efendim” diye ortaya, ölçülü bir sesle, çatık kaş, ciddi bir ifadeyle bildirin, yeter. Hatta tombala sizdeyse hiç sesinizi yükseltmeyin, gidip torbadan numara çeken aile üyesinin kulağına çaktırmadan söyleyin, kendisi diğerlerine usulünce bildirim yapar. Belki ertesi sabah herkesin odasına tebligat gönderebilir filan, bilemiyorum.

“Kimse vatandaşın ihtiyarlamasını göbek atarak, kutlayamaz arkadaş! Herkesin yaş almasından kimse neşelenemez! Şu “Bir yıl daha bitti, heyoo” coşkusuna son derece karşıyım.”

*Televizyonda bir çok kanalda, şarkılar türküler olacak. Maalesef bunlar henüz engellenemiyor. Korkarım aile üyelerinizden, konu komşu ve akrabadan şarkılara eşlik eden, el çırpan, hatta, tahayyül bile etmek istemem ama, kalkıp oynayan münasebetsizler çıkacaktır. Bu neyin neşesi? Bu tarz bir ölçüsüzlük yaşanırsa hemen televizyonun sesini kısıp mesela vefat etmiş bir ortak tanıdıktan bahis açabilirsiniz. “Ne iyi insandı, eh zaten hepimiz göçeceğiz, kaç yılımız kaldı ki şunun şurasında, hatta şu gençlerin yarın bir trafik kazasında gitmeyeceği ne malum?” tarzı gerçekçi bir sohbet başlatın. Söndürün o coşkuyu! Biz bu akşam ailecek hindi-içpilav yerken dünya sorunlarını konuşup ağlamayı düşünüyoruz. 2018’de olası doğal afetler, terör olayları, nesli tükenecek hayvanlar, gözü toprağa bakan ünlüler; bunları konuşacak, şimdiden üzüleceğiz. Bir de tam 12’ye girerken 2018’de hangimizin daha hızlı yaşlanacağı, kimin daha önce mevsimsel gribe yakalanacağıyla ilgili iddiaya girelim, ufaktan endişelenmeye başlayalım diyoruz.

*Yılbaşı gecesi veya ertesi günü ‘Aile Arasında’ya gitme planı yapıldığına dair bazı duyumlar alıyorum! Yapmayın. Tavsiye etmem. Çok gülünüyor. Çenem ağrıdı diyen var, nefessiz kaldım, boğazım acıdı diyen var, makyajım aktı panda gibi oldum diyen var. Yani seyirciden şikÂyet çok. Siz yaşamayın bunları. Ayrıca elalemin ortasında gülmenizi asla tasvip etmiyorum. Filmin hikÂyesini çok merak ediyorsanız, illa gidecekseniz, seyrederken komik yerlerde kötü şeyler düşünün, telefonunuzdan felaket haberleri okuyun, perdeye bakmayın filan. Bir ağırbaşlı olun ya, kontrol edin kendinizi. Kazık kadar insanlarsınız. Mizaha direnin biraz!

İlgili:  'Sivil öldürecek olsak şu semtlerden başlarız' ne demek?!

*12’ye girerken geri sayım, yok sıfırda konfeti patlatmak, efendim “Yihuuuu” yapıp birbirini öpmek, bunlar yakışıksız hareketler. Aileden birini seçin, tam 12 olduğunda ayağa kalkıp “Şu andan itibaren, resmi yazışmalar olsun, hatıra defterlerimiz ve günlüklerimiz olsun 2018 olarak tarih atacağız, ilgili kişilerin bilgisine” desin, otursun! Bence kafi.

*Yeni yılla ilgili iyi dilek meraklıları var. Bazen 20 satır mektup yazıyorlar WhatsApp’tan. “2018’iniz şöyle geçsin, böyle geçsin” diye. Hmm, sen yazdın diye öyle geçecek sanki, bırak Allasen. Ama illa iyi temenniler duymak istiyorsanız, haydi hep birlikte, ciddi, ağırbaşlı bir yüz, oturaklı bir sesle fısıldıyoruz: “Bütün dünyaa buna inansaa, bir inansaa, hayat bayram olsaaa…” Şşş yavaş, gülmeden, neşelenmeden…

Bakmayın mutlu göründüğüme yılbaşını son derece ciddi ve ağırbaşlı karşılayacağım.

Gülse Birsel, Hürriyet

Share.

Comments are closed.