Yeni bir ‘Nekbe’!

0

‘NEKBE’ Filistinliler tarafından, 14 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’nin bağımsızlık ilanı, ardından gelen Arap-İsrail savaşı ve bu esnada Filistinlilerin başına gelenler, yani evinden edilme, vatanından mecburi göç, hayatını kaybetme gibi tüm olaylar için kullanılır ve “felaket” anlamına gelir…

Her yıl 15 Mayıs tarihinde bu “felaket”, Filistinliler tarafından yürüyüşler veya protestolarla hatırlanır.

Pazartesi günü için Gazze’de 1 milyon kişilik bir yürüyüşe hazırlanılıyordu.

Derken Amerikan Başkanı Trump ani bir hamleyle, kısa süre önce aldığı “Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma” kararından sonra ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasının organizasyonunu başlattı.

Pazartesi günü Trump’ın kızı ve damadının neşeli katılımları ve Leonard Cohen’den şarkılar eşliğinde Kudüs’teki ABD büyükelçiliği açılırken, Netanyahudev bir gülümsemeyle, “Bu fevkalade şanlı bir gün” diye konuşmasına başlarken…

Gazze‘de durumu protesto etmek için lastik yakan Filistinlilere İsrail askerleri tarafından ateş açıldı! Gerçek mermilerle! 60 kişi hayatını kaybetti, aralarında çocuklar var. 2 binden fazla kişi kurşunlarla yaralı!

Görünüşe bakılırsa Filistin’in acısı bitmedi, Nekbe’nin 70. yıldönümü, adeta başka bir ‘Nekbe’ye sahne oldu!

Sosyal medyada “Filistin yalnız değildir” mealinde başlıklar, etiketler açılıyor ama kusura bakmayın Filistin kanımca o kadar yalnız ki!

Hele Arap dünyasının gözünü kapatma ve miskinlik konusunda üstüne yok! Batı kamuoyu ve devlet yetkililerinden gelen tepkiler bile daha etkili.

ABD Başkanı, genç Musevi Amerikalıların Beyaz Saray önündeki ve hatta bazı İsraillilerin Kudüs’teki protestolarına rağmen, muhtemelen hem Ortadoğu’daki ilişkileri hem ülke içindeki lobilere selam çakmak için sadece bölgeyi alevlendirmekle kalmadı, artık dünyadaki her asabi Arap’la her asabi Yahudi’yi çarçabuk karşı karşıya getirecek tehlikeli bir hamle yaptı!

Umarım dünyayı ateşe vermez.

Ne saçma bir döneme denk geldiysek, gezegenimiz tarihinin en sorumsuz, en başına buyruk liderleriyle karşı karşıya.

İlgili:  Işık Kansu’dan Nuray Mert’e: Düşün yakamızdan

Gezegen deyince…

1969’da Apollo 11’in Ay’a gitme hazırlıkları sırasında astronotlar Neil Armstrongve Buzz Aldrin, Batı Amerika’da bir çölde, Ay’a benzeyen bir ortamda eğitim alırken, yanlarına bir yaşlı Kızılderili yaklaşır. Ne yaptıklarını sorar. “Ay’a gitmek için hazırlandıklarını” öğrenince, onlardan kendisine bir iyilik yapmalarını ister. “Ay’da benim insanlarımın kutsal saydığı ruhlar var, onlara bizden bir mesaj iletir misiniz” der ve mesajı, kendi dilinde, astronotlara ezberletir. Armstrong ve Aldrinne demek olduğunu sorarlar, yaşlı Kızılderili “Bu benim kabilem ve Ay ruhlarının arasında özel bir mesaj, söyleyemem” der.

Astronotlar meraklarına yenilir, zor da olsa o kabilenin dilini bilen bir tercüman bulup “mesajı” söyler ve ne demek olduğunu sorarlar. Tercüman bir süre güldükten sonra açıklar. Yaşlı Kızılderili şöyle demiştir: “Sakın bu adamların söylediği hiçbir şeye inanmayın, topraklarınızı çalmaya geldiler!”

Doğa olsun, yaşlılık olsun, paranın yenemeyeceği olsun, Amerika olsun…

“Nekbe”nin alasını yaşamış Kızılderili, her zaman haklı çıkar!

Gülse Birsel, Hürriyet

Share.

Comments are closed.