Kılıçdaroğlu ve Atatürk’ün Bursa Nutku

0

Makbule Cengiz’in Kılıçdaroğlu ile yaptığı nehir söyleşi (UMUT HEP VAR, Kırmızı Kedi Yayınları), Kemal Bey’in “Gençler Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa Nutku’nu da unutmamalılar” cümlesiyle bitiyor.

Atatürk’ün Bursa Nutku konusunda son günlerde çıkan en kapsamlı kitap, Kültürperest Yayınevi’nin yayımladığı ve TELE 1 televizyonunun ekran satışıyla kamuoyuna sunduğu “Tanıklar ve Belgelerle Bursa Nutku” adlı yapıt:

Kitapta Atatürk karşıtlarının böyle bir nutuk olmadığına ilişkin iddialarına yanıt olarak, nutkun gerçekliğine ilişkin tartışmalar, değerlendirmeler ve elbette nutkun metni var:
Şubat 1933’te Bursa’da Türkçe ezana tepki gösteren bir grup valiliğe yürümüş, ancak olaylar büyümeden bastırılmıştır.

Olayı duyan Atatürk, 5 Şubat 1933’te Bursa’ya gelmiş ve akşam “Bursa Nutku” diye bilinen konuşmasını yapmıştır.

“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. 

Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.
Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır.
Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır.
Mahkeme onu yargılayacaktır.

Yine düşünecek, ‘Demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek.’
Onu hapse atacaklar.

Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve Meclis’e telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek.

Diyecek ki, ‘Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.’
İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!”

Değerli araştırmacı Sinan Meydan, 10 Şubat 2011 tarihinde Odatv’deyayımladığı bir yazıda Atatürk’ün 1923’teki bir nutkunu daha anımsatıyor:

İlgili:  Anayasa Mahkemesi hâlâ suskun kalabilir mi?

“Sayın gençler, hayat mücadeleden ibarettir. Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır: Galip olmak, mağlup olmak. Size, Türk gençliğine bırakacağımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız.

Milletin yükselme gerek ve şartları için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda kesinlikle tereddüt etmeyin. Milleti o yükselme merhalesine götürmek için dikilecek engellere hep birlikte mani olacağız.

Bunun için dimağlarımıza, irfanlarımıza, bilgimize, icap ederse bileklerimize, pazılarımıza, bacaklarımıza müracaat edecek, fakat neticede mutlaka ve mutlaka o gayeye varacağız. Bu millet, sizin gibi evlatlarıyla layık olduğu olgunluk derecesini bulacaktır.”
(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C.II, s.133)

Sinan Meydan 1933 Bursa Nutku’ndaki ifadelerle 1923 Nutku’ndaki cümleleri neredeyse aynı buluyor.

Ayrıca Bursa Nutku’nu, Büyük Nutuk ile de karşılaştırıyor ve ikisine de “neredeyse aynı” diyor.
Sonuç olarak şu yargıya varıyor:

“1933 Bursa Nutku’nun ‘içerik’ ve ‘üslubu’yla Atatürk’ün 1923 Nutku’nun ve 1927 Gençliğe Hitabesi’nin ‘içerik’ ve ‘üslubu’ birebir örtüşmektedir.

Her üç nutukta da gençlere seslenilmekte, her üç nutukta da Cumhuriyetin, devrimlerin korunmasının altı çizilmekte ve her üç nutukta da gençlerin direnişinden söz edilmektedir.”

CHP’ye, İstanbul İl Başkanı seçilen politikacı üzerinden saldıranlar, bir de Kılıçdaroğlu’nun gençlere Bursa Nutku’nu önerdiğine baksalar diyorum!

Cumhuriyet

Share.

Comments are closed.