Umut patlamasının nedenleri

0

Toplumsal olaylar genellikle zıtların etkileşimi biçiminde oluşur:
Her etki bir tepkiye yol açar; sonra bu tepki etki haline gelir ve ona tepki oluşur; bu etkileşim sonsuza kadar devam eder.

Önce Meral Akşener sonra da Muharrem İnce olaylarının toplumda,beklenmedik bir heyecan, bir umut patlaması yaratmasının esas nedeni budur:

Topluma tepeden bakış, tehditler, dışlamalar, düşmanlaştırmalar, hakaretler, küçümsemeler, hainlik iddiaları, işten atmalar, hapisler, haksızlıklar, hukuksuzluklar…
Üstelik hem yazılı hem elektronik hem de sosyal medyanın denetim altına alınıp bunlara karşı olan tepkilerin kamuoyunda dile getirilmelerinin engellenmesi…
Özellikle yargının siyasallaştırılmasıyla, her türlü temel hak ve özgürlüğün sınırlanması ve kısıtlanması, şikâyet ve hak arama yollarının tıkanması, adalet duygularının zedelenmesi…

İç ve dış politikadaki çok sık ve çok sert alınan virajlar, tutum ve davranış değişiklikleri ve her viraj, her değişme sonrasında düşmanlaştırılan, hedef tahtasına oturtulan yeni farklı görüşler ve kesimler…
Dalkavuk tetikçilerin kraldan çok kralcı tutum ve davranışları, toplumu din, mezhep, etnik kimlik ve siyasal parti eksenlerinde ayrıştırmaları…
Toplumu o denli bunalttı ki: Bu baskıların büyük bir tepkiye yolaçmaması olanaksızdı!

Demokratik ve özgürlükçü tepkilerin su yüzüne çıkarak siyasette etkili olmaya başlamalarının dönüm noktası, 2013 Haziranı’ndaki Taksim Gezi Parkı Direnişidir.
O zaman da belirttiğim gibi, bu patlamaya karşı tepki olarak iktidarın önünde iki yol vardı:
Ya gerçek demokrasiyi uygulamaya koyacak, ya da baskıları daha da arttırarak, iyice otoriter bir rejime kayacaktı!
İktidarın otoriter rejime kayma olasılığının daha yüksek göründüğünü ama bunun topluma maliyetinin çok yüksek olacağını ve iktidarın yıpranmasını da hızlandıracağını belirtmiştim.
Nitekim Erdoğan/AKP iktidarı, Gezi Direnişine, demokrasiyi geliştirerek değil, temel hak ve özgürlükleri sınırlayarak ve kısıtlayarak ve o günden bu yana sistematik bir biçimde baskıyı arttırarak tepki vermeyi seçti.

MHP’nin bu otoriterleşmeye katılarak demokratik rejimin sakatlanmasınıdesteklemesi, ilk umut kıvılcımını ateşledi:
Meral Akşener ve İYİ Parti böyle ortaya çıktı.
Derken CHP’nin Akşener’e 15 milletvekili ile destek vermesi bu umut kıvılcımını daha da yaygınlaştırdı.
(Ben o akşam uçaktaydım. İnsanlar boynuma sarılarak, “Umudumuz arttı hocam” diyorlardı.)
Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adaylığı, bu umut kıvılcımlarının bir patlamaya dönüşmesine yol açmıştır:

İlgili:  Şerif Mardin ve Said Nursi

Çünkü İnce, baskılara karşı, demokratik tepkilerin sonucu olarak ortaya çıkmış ve geniş kitlelerin demokrasi özlemlerinin simgesi olmuştur.
Bu anlamda Muharrem İnce, ülkemizin yüz yıla yaklaşan DemokratikCumhuriyet idealini, birikimini ve özlemlerini yansıtmaktadır…
Seçilmesi, Türkiye’de “Demokrasinin Zaferi” olacaktır!

Cumhuriyet

Share.

Comments are closed.