Başkan Trump’ın göçmenlik kararnamesindeki önemli noktalar

0
Gökhan Yazıcı

Gökhan Yazıcı
gokhan@yazicilaw.com
Diğer Yazıları

Başkan Trump, 27 Ocak 2017 Cuma günü “Protecting the Nation from Foreign Terrorist Entry into the United States / Ülkeyi Yabancı Teröristlerin Amerika Birleşik Devletler’ine Girişinden Korumak” adıyla bir kararname imzaladı. Bu kararname hükümlerinin ulusu daha güvenli hale getirmesi olası değildir. Bu uygulama, tüm mülteci adayları kabullerini dört ay boyunca ve Suriyeli mülteci kabullerini ise sonsuza dek durdurarak hayatları tehlike altında olan binlerce mülteciyi korumasız bırakacaktır. Söz konusu kararname, ayrıca güvenlik riski altındaki kişileri istihbarata dayalı herhangi bir kişisel tespit yapılmadan,  belirli yedi (7) Müslüman ülke vatandaşlarının tümüne 90 günlük bir yasaklama getirdi.

Bu düzenleme içinde kullanılan geniş ve subjektif dil, müslüman inancını hedef alacak şekilde tasarlanmış gibi görünüyor. Söz konusu Başkanlık kararnamesi özetle aşağıdaki düzenlemeleri getiriyor:

ABD Mülteci Kabul Programının (USRAP) askıya alınması: Baskan Trump’ın kararnamesi, USRAP’ı 120 gün askıya alıyor.  Kararnamede “Ulusal çıkarların olması halinde, kişinin herhangi bir güvenlik tehditi olmaması durumunda veya zulümle karşı karşıya kalan dini bir azınlık mensubu olması halinde ayrı ayrı degerlendirme yapılabilir” deniyor. Buna ek olarak, kararname, şu anki mali yıl için ABD’ye kabul edilecek mültecilerin sayısını, Başkan Obama tarafından 110.000 ila 50.000 arasında belirlenen başlangıç hedefinden yarıya indirerek, ABD mülteci kabullerini on yıl içinde en düşük seviyeye düşürüyor. 20 Ocak 2017 itibarıyla 29.895 mülteciyi zaten kabul eden ABD, yılın geri kalanında sadece 20.000 mülteci daha kabul edecekti. Bu emir aynı zamanda Milli Guvenlik Bakanlığını, eyalet ve yerel yönetimleri mültecilerin yerleştirilmesi veya yeniden yerleşiminin belirlenmesinde daha fazla katılıma yönlendiriyor

Suriye Mültecilerine Giriş Yasağı: Kararname, Suriye mültecilerinin kabulünün, Amerikan ulusal çıkarlarına uygun olduğunun belirlenmesine imkan verecek degisikliklerin Baskan tarafından sağlanmasına kadar, süresiz durduruyor. Geçen yıl ABD, Batı ülkelerinden çok daha az olarak, iç savaştan kaçan 10,000 kadar Suriyeliyi kabul etti.

İlgili:  ABD ile 17.5 milyar dolarlık ticaret tehlikeye girdi

Çoğunluğu Müslüman Ülkelerin Vatandaşlarına ABD’ye Giriş Yasağı: Söz konusu kararname, Irak, İran, Libya, Somali, Sudan, Suriye ve İran vatandaşlarını en az 90 gün süreyle göçmen ve göçmen olmayan vize ile ABD’ye girişlerini yasakladı.

Kararname’nin dili itibariyle, Yemen ve [INA §217 (a) (12) ‘ye referansla] diğer ülkeler de eklenebilir ve diğer göçmenlik haklarının etkilenmesi de muhtemel. Kararnamenin 1’nci bölümde aynı zamanda “şiddet ideolojilerini Amerikan yasalarının önünde tutan” ya da “bağnazlık veya nefret eylemlerine giren (‘namus cinayetleri, kadınlara karşı diğer şiddet biçimleri de dahil olmak üzere) veya kendi dinlerinden farklı olanlara zulüm uygulayanlar” .. , ifadelerine yer verilmiş. Bu dil ile son derece müphem, belirsiz ve subjektif yoruma açık standartlar kullanılıyor, kararname müslüman inancına sahip olanların ayrımcılığa uğramasına son derece açık.

Bir çok Göçmen Olmayan Vize Başvurularında Kişiye Özel Mülakat Zorunluluğu Getiriliyor: Bu kararname, vize mülakatından muafiyet programını/Visa Interview Waiver Program (VIWP) askıya alıyor ve tüm göçmen olmayan vize başvuranlarının  kanun tarafından aksine bir hüküm olmadıkça, vize mülakatına katılmalarını zorunlu kılıyor. VIWP, konsolosluk görevlilerinin, aynı kategoride ilk vizenin sona erme tarihinden itibaren 12 ay içinde göçmen olmayan vizelerini yenilemek isteyen başvuru sahiplerinin mülakat gerekliliğinden muaf tutulmalarına imkan veriyordu. VIWP’yi askıya alan bu kararname, zaten uzatılmış mülakat bekleme sürelerini ve işlem sürelerini artıracak, sınırlı kaynaklara harcama yapılmasına neden olacak ve konsolosluk görüşmelerinin kalitesini düşürerek, ABD konsolosluklarına ve elçiliklere (özellikle iş yükü yüksek hacimli olanlar)  büyük bir yük bindirecektir. Zaten sınırlı olan U.S. Konsolosluk kaynakları öncelikli olarak uygunluğun veya güvenliğin endişe kaynağı olduğu yüksek riskli veya yeni vize başvurusunda bulunan kişilere tahsis edilmelidir.

İlgili:  Pew Araştırması: Obama döneminde yüzde 73 olan ABD'ye güven oranı Trump döneminde yüzde 26'ya geriledi

m Göçmenlik Başvurularının Araştırılması: Kararname  Federal devlet kurumlarına tüm göçmenlik başvurularında, sahteciliğin ve  kişinin zarar verme niyetinde olup olmadığını tespit etmesi için tarama standartları ve prosedürleri hazırlamalarını ve geliştirmelerini emrediyor.  Federal devlet kurumlarına, bu kararname ile, kişinin “topluma pozitif katkıda bulunacak bir üyesi olma ihtimalini” ve “ulusal çıkarlara katkıda bulunma ihtimalini” değerlendirmeleri için yöntem oluşturmaya yönlendiriliyor.

Kararnamede belirtilen bu standartlar kanunda (sınırlı koşullar hariç) gerekli değildir. Başkan Trump’ın kararnamesinde yer alan bu standartlar son derece subjektif ve birçok kişi için önemli ve aşılması güç engeller yaratabilme olasılığını barındırmaktadır.

Biyometrik Giriş Çıkışı: Kararname, federal devlet kurumlarına süratle bir biyometrik giriş-çıkış ve raporlama sisteminin tamamlanarak uygulamaya konulması direktifini veriyor. Aslında bu yeni bir gündem değil. Amerikan Kongresi, vize sürelerini aşan ve ülkeyi terketmeyen kişileri takip edebilmek icin, 1996’dan bu yana, hava, kara ve deniz limanlarında otomatik giriş – çıkış sisteminin geliştirilmesini ve uygulanmasını zorunlu kıldı. Milli Güvenlik Bakanlığı (Department of Homeland Security), 2006’da biyometrik giriş – çıkış sistemini uygulamaya koyarken sayısız engeller ve lojistik problemlerle karşılaşıldı: Tamamen entegre bir biyometrik giriş-çıkış sisteminin tamamlanması önemli miktarda bir finansmanı gerektiriyordu. Geçtiğimiz yıl kabul edilen Konsolide Tasarruf Kanunu ile, göçmenlik başvuru ücretlerinin arttırılmasından sağlanacak gelirlerle 10 yıl icinde toplanmak üzere, $1 Milyar finansman ayrıldı.  Ancak tamamen entegre bir otomatik, biyometrik giriş – çıkış sisteminin hayata geçirebilmesi için ek finansman kaynaklara ihtiyaç duyulacağı açıklanmıştı. Başkan Trump’ın bu isteğinin hemen uygulamaya konulabilmesi çok kolay görünmüyor. Ayrıca, Başkan Trump’ın kararnamesindeki bazı noktalarda geri adım atması da sürpriz olmayacaktır.


Avukat Gökhan Yazıcı, Amerika’da New York Barosuna kayıtlı avukattır. Göçmenlik Hukuku, Şirketler ve Ticaret Hukuku alanlarında dünyanın her yerinden ve Amerika’nın 50 eyaletindeki müvekkillerine hizmet vermektedir. gokhan@yazicilaw.com email adresinden,  ya da +1-646-657-8144 telefon numarasından veya www.yazicilaw.com  websitesindeki form aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Share.

Leave A Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.