150 yıllık zulüm

0
Soner Yalçın

Soner Yalçın
Diğer Yazıları

Adı, Mehmet Emin Ali Paşa (1815-1871)…
Toplamda 8 yıl 3 ay sadrazamlık yaptı.
Avrupalı büyükelçilere dayanarak “koltukta kalma” adetini getirenlerdendi.
Batı’ya boyun eğen dış politikası Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi gibi münevverler tarafından eleştirilmeye başlayınca, Mart 1867’de “Ali Kararnamesi”ni çıkardı:
“Devlet, çıkarları gerektiği durumlarda, yürürlükteki basın yasağından bağımsız olarak kovuşturma yapacaktır!”
Amacı muhalifleri hapse atmaktı.

Dokuz Jön Türk, Avrupa’ya kaçmak zorunda kaldı.
O yıllar… Avrupa’nın “fikir başkenti” Paris kaynıyordu.
Halkın yönetime el koyduğu Paris Komünü, 18 Mart 1871’de kuruldu.
Avrupa’daki bu sol hareketler Osmanlı’ya da yansıdı. Örneğin, Ameleperver Cemiyeti 1 Nisan 1871’de kuruldu. Paralarını alamayan tersane işçilerini greve götürdü.

Namık Kemal ve Ahmet Mithat Efendi gibi yazarlar Komün’ü öven makaleler kaleme almaya başladı.
Çok sürmedi… Ölümünden kısa süre önce Sadrazam Mehmet Emin Ali Paşa Temmuz 1871′de bir emirname yayınladı:
“Amelenin; zenginlik ve nimetlerin eşit olarak paylaşılmasını ve hükümeti ortaklaşa idare etmek istemesi gibi zararlı komün fikirleri enternasyonal kaynaklıdır. Komün fikirlerinin devletin arasına sızmaması ve toplumda, ihtilaller- çatışmalar doğurmaması için gerekli önlemlerin alınması hükümetin en hassas görevidir.”
İşte…

Ali Paşa Emirnamesi’ne dayanılarak Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi gibi birçok münevver sürgüne gönderildi; gazeteler, tiyatrolar vs kapatıldı.
Bu başlangıçtı…
Ve bu korkuya boyun eğdirmek isteyen kötülük hiç bitmeyecekti…

İlk solcular yazdı

Bu uzun girişi yapmanın nedeni şu:
FETÖ tehlikesi konusunda toplumu-devleti ilk uyaran solcular idi.
FETÖ’ye karşı ilk mücadeleyi veren solcular idi.
Keza. FETÖ kumpasları sonucu hapse atılanlar, işsiz bırakılanlar, öldürülenler solcular idi.
Ve… FETÖ 15 Temmuz 20016’da darbe girişiminde bulundu. Masum 248 insanımızı şehit etti.

Ardından… OHAL ilan edildi.
Çıkarılan KHK ile ne yapıldı dersiniz; solcu akademisyenler üniversitelerden atılmaya başlandı!
Hiç şaşırtıcı değil bu; 150 yıldır bu tavır hiç değişmedi.

İlgili:  K. Gürsel değil F. Altaylı gazeteci!

Örnekleri çok:
İttihatçılar 1913’te darbe yaptı. -Türkiye Komünist Parti ilk başkanı olacak- Mustafa Suphi gibi aydınları Sinop’a sürgüne gönderildi!
Nakşibendi Şeyh Sait ayaklandı. Takrir-i Sükun Kanunu çıkarıldı. Ve “vatana ihanet” iddiasıyla yargılananlar yine solcular oldu!

Atatürk’ten sonra iktidara “solcu Kemalistler gelmesin” diye devlet içinde kapışma yaşanırken, bundan hiç haberi olmayan Nazım Hikmet ve Kemal Tahir gibi solcular “darbe yapacaklar” kumpasıyla hapse atıldı!
Hitler artığı faşistlerin dünyadan temizlendiği yıllarda bile, Türkiye’deki üniversitelerden Behice Boran, Pertev Naili Boratav, Niyazi Berkes, Mediha Esenel, Muzaffer Şerif gibi solcu akademisyenler kovuldu!
Bu hiç değişmedi…
Solcular hep işten atıldı…
Solcular hep hapse sokuldu…
Yetmedi. Sabahattin Ali gibi solcular hep kör karanlıklarda infaz edildi.

Düşmanlık bitmedi

Hangisini yazayım…
1946’da çok partili siyasal hayata geçildi. Hemen ardından yeni kurulan sol partiler ve sol sendikalar bir gecede kapatıldı; solcular zindanlara atıldı.

1950’de iktidara Demokrat Parti geldi. ABD’den ekonomik yardım alabilmek için, “Türkiye’de komünistler çok güçlü” yalanıyla “büyük tevkifat” yaptı. Şefik Hüsnü, (Atatürk’ün teyzesinin oğlu) Reşat Fuat Baraner, Mihri Belli, Vedat Türkali, Ruhi Su, Ahmed Arif, Enver Gökçe, Attila İlhan gibi solcuları hapse attı.
Bu ülkede; dini politikaya alet etmekten (eski TCK 163) yargılanan ilk politikacı da solcu Dr. Hikmet Kıvılcımlı oldu! Suçu, Eyüp Sultan’dan çkan cami cemaatine sosyalizm ile İslam’ın ortak noktalarını anlatmasıydı!

Yahu!..
Azınlıklara yönelik 6-7 Eylül 1955’teki saldırıların suçunu bile solcuların üzerine yıkmak için Aziz Nesin, Asım Bezirci, Hasan İzzettin Dinamo, Nihat Sargın gibi solcuları cezaevine soktular!

Sadece bunlar mı?
27 Mayıs 1960’ta – “DP’ye yakın öğretim üyelerini kovuyoruz” diye- Sabahattin Eyüboğlu, Yavuz Abadan, Nusret Hızır, Tarık Zafer Tunaya, Halet Çambel, Mina Urgan, Özer Ozankaya, Haldun Taner, Orhan Duru gibi solcuların üniversitelerdeki görevlerine son verdiler!
12 Eylül 1980 darbesi geri kalır mı; -hapse attıkları hariç- Rona Aybay, Alpaslan Işıklı, Korkut Boratav, Bahri Savcı, Cem Eroğul, İdris Küçükömer, Sencer Divitçioğlu, Bülent Tanör gibi hepsi solcu 38 profesör, 25 doçent, 10 yardımcı doçenti 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile üniversiteden attı!
Bu ülkede her fırsatta solcular hedefe kondu. Cesaretlerini aşındırmak için sürekli acı çektirildi.
Provokasyon yapmak için bile hep solcular katledildi.

İlgili:  AKP’nin futbol düzeni

Zulme hiç doymadılar. Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın intikamı için, “üçe üç” denilerek üç solcu genç darağacına çıkarıldı. Sırf solcu diye 17 yaşındaki çocuğu idam ettiler.
Daha ötesi var mı?..
İşte bugün…
FETÖ-PKK bahanesiyle yine onlarca solcu akademisyen üniversitelerden atılıyor!
Sola, hiçbir şeyi söyletmezler.
Sola, hiçbir şeyi yazdırmazlar.
Sola, hiçbir şey yaptırmazlar.
Sol, ne yapsa suçludur.
Solcu düşmanlığı 150 yıldır hiç bitmedi-tükenmedi bu topraklarda…
Bir de demezler mi:
“Sol niye iktidar olmuyor?”

Sözcü

Share.

Leave A Reply