Yeter artık

0
Soner Yalçın

Soner Yalçın
Diğer Yazıları

Koca mahallede yalnız­dım…
Oyun oynadığım arkadaşla­rımın tamamı ilkokula baş­lamıştı. Okula gitmek isti­yordum. Yaşım tutmuyordu. Sürekli ağlıyordum.
Bir iki gün okula götür­düler beni; “hevesini alır, bırakır” diye. Öyle olmadı; devam etmek istedim. Okul müdürü “böyle olmaz” diye karşı çıktı.
Ağlama seanslarına tekrar başladım!

Rahmetli annem çareyi buldu:
Faik Tonguç Çocuk Kü­tüphanesi!
Tek katlı bahçe içindeki çocuk kütüphanesi evimizin 500 metre ilerisindeydi.
İlk günler annem bırakıp- alıyordu. Yolda aynı sözü tekrarlardı; “kütüphanede konuşulmaz.”
Zamanla kütüphane yolunu öğrendim, tek başıma gidip gelmeye başladım.

Fakat…
Bir sorunum vardı; kü­tüphanedeki görevliden korkuyordum. Bir kolu yoktu!
Ceketinin tek kolunu pantolonunun içine sokardı.
Yüzü hiç gülmezdi. Konuş­mazdı. Kara gözlükleri vardı.
Korkardım ama yine de her gün giderdim çocuk kütüpha­nesine. Zamanı unutup hayal­ler kurarak dergilerin renkli sayfalarını karıştırırdım. En sevdiğim “Mavi Kırlangıç Çocuk Dergisi” idi.
Kütüphane arkadaşlarım oldu kısa zamanda. Bahçesin­de oynardık. Kurallara uyardık, sessiz futbol maçı yapardık! (Daimi kalecimiz iki ayağı da olmayan ‘Doktor Rıfat’ idi.)

Bir gün… O tek kollu kütüphane memuru eve dergi götürmeme izin verdi. İnsa­na güveni
o çocuk yaşımda en çok korktuğum kişiden öğrendim ben…
Aradan yıllar geçti…
Çorum Olayları çıktı. -Birisi bizim dükkan olmak üze­re- 700 dükkan/ev yakıl­dı, tahrip edildi. İkisi bizim sokaktan 57 kişi hayatını kaybetti.
Şehrin öte yakasına göç etmek zorunda kaldık…
Çocukluğum arkamda kalı­vermişti…

Savaş kahramanı

Faik Tonguç (1889-1968)…
Birinci Dünya Savaşı’nın kahramanlarından idi. Lond­ra‘da öğrenciyken savaşı duyar duymaz ülkesine dön­dü. Sarıkamış‘ta yaralandı. İyileşti. Tekrar cepheye koştu. Esir düştü. Kaçıp yine yurduna döndü. (Yaşadıkla­rını “Birinci Dünya Sava­şı’nda Bir Yedek Suba­yın Anıları” adlı kitabında topladı.)
Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Ankara’da ticarete atıldı.
Doğup büyüdüğü Çorum‘u hiç unutmadı. 1964 yılında çocuk kütüphanesi yapıp devlete bağışladı.
Benim gibi binlerce çocuğun yolu Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi’nden geçti.

Şimdi…
Öğrendim ki:
Çorum Belediyesi, TOKİ işbirliğiyle çocuk kütüpha­nesini yıkıp dokuz katlı bina yapacak!
Bir çocuk kütüphanesini yıkıp dokuz katlı bina yapmak ne demek?
Hâlâ… Ranttan bıkmadılar mı?
Hâlâ… Talandan bıkmadı­lar mı?
Kentsel dönüşüm demek kültürel tarihi yok etmek midir?
O çocuk kütüphanesin­de şehir tarihi var. İnsan tarihini yok eder mi?

Ayrıca…
Savaş kahramanı Faik Tonguç’un anısına hiç mi saygınız kalmadı? O asil in­san, ticarette kazandıkla­rıyla kendine dokuz katlı bina yapamaz mıydı? Yapmadı işte! Çocuk kütüphanesi yapıp devletine bıraktı…
O devlet ise, çocuk kü­tüphanesini yıkıp giriş katı ticarethane olacak bina yapmak istiyor! Bu kadar mı çürüdük biz?
Muzaffer Külcü “çocuk kütüphanesi yıkan AKP’li başkan” olarak mı tarihe geçmek istiyor?
Demedi demesin:
İleride dört çocuğunun yüzüne bakamaz…

Rant siyaseti

Şafak Okdemir (d.1960)…
Faik Tonguç’un torunu.
Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Bir yıl hekimlik yaptı. Sonra, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde grafik ana sanat dalında öğre­nim gördü.
Dedesi gibi idealistti: Çocuk kitapları yazdı. Her çıkar­dığı kitabı önce Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi’ne gön­derdi. Kütüphanede çocuklar­la buluşup hikayeler anlattı.
Bir gün… Dedesinin bağış­ladığı çocuk kütüphanesinin yıkılacağını duydu. İnanmak istemedi. Çorum Belediyesi ile irtibata geçti. Duyduğu doğruydu.

“Önce inanmak istemiyor insan. Kentsel dönüşümde eski, yıkılma tehlikesi olan, içinde yaşaması zor olan, toplumun sağlığını ve gü­venliğini tehdit eden binalar yıkılmıyor muydu? ‘Dönü­şüm’ daha iyi, daha güzel olsun diye yapılmaz mı? En son ısı yalıtımı bile yapılmış, mobilyaları yenilenmiş, bilgisa­yarları alınmış, çok kıymetli kitap birikimine sahip şipşirin kütüphane burası. Güvenli bir bahçeye dönüştürülmüş, bü­yük ağaçlarıyla, çiçekle­riyle çocuklar için tam bir vaha niteliğinde burası. Acaba bu imar planını çizen, onaylayan, ülkenin en eski ço­cuk kütüphanelerinden birini yok edip, yerine 9 katlı bina dikmeyi planlayan ‘yetkili­ler’, Çorum’da büyüyen binlerce çocuktan biri de­ğil mi? Binlercesi gibi onların da yolu düşmedi mi bu güze­lim kütüphaneye? Eğer onlar da kütüphanede büyümüş olsalardı aynı soğukkanlılıkla böyle bir proje geliştirebilirler miydi?”

İlgili:  "Sızıntı" dili

Ne yazık…
Soylu insanların ba­ğışlarıyla yapılan okullar, çeşmeler, camiler, kütüphane­ler bitmek tükenmez para hırsıyla yok ediliyor.
Rant odaklı siyaset ülkenin kültürel değerlerini hınçla biçiyor.
Ama. Artık yeter!
Faik Tonguç Çocuk Kütüp­hanesi yıkılmasın!

Sözcü

Share.

Comments are closed.